HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre, sanıklar müdafilerinin "suç işleme kastı bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğüne, kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
2.Ancak;
Dosya arasında bulunan sanık ... müdafii tarafından verilen 19.02.2020 tarihli dilekçe de "... Müvekkilin ailesi zararı gidermek için mağdurla iletişime geçmeye çalışmışsa da gerek kolluk tutanaklarında gerekse savcılık dosyasında bulunan evraklarda mağdurun adres veya iletişim bilgileri yer almaması sebebiyle zarar giderimi yapılamamıştır. Mağdurun zararının müvekkilin ailesi tarafından giderilebilmesi için mağdurun iletişim ve İBAN bilgilerinin, gerekirse zarar gideriminin yapılabileceği bir tevdii mahallinin tarafımıza bildirilmesi... " yönündeki taleple ilgili olarak, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı tarafından tevdi mahalli tayin edilerek yabancı uyruklu olup kendisine ulaşılamayan mağdurun zarar gideriminin sağlanmasının gerekmesi karşısında;
5271 sayılı Kanun'un 175/1. maddesine göre iddianamenin kabulü ile kovuşturma evresi başladığından ve mahkemece 21.02.2020 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verildiğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/3. maddesindeki soruşturma aşamasında gerçekleştirilen geri verme hükümlerinin uygulanması ve sanıkların cezasından 1/2 oranında indirim yapılması yerine, sanık müdafinin, iddianamenin kabulü kararından önceki zarar giderimi talep ve iradesinin karşılanmamasının sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde, iadenin dava açıldıktan sonra olduğunun kabulüyle yazılı biçimde uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/1378 Esas, 2021/1940 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğname' ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.