Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, bir arkadaşının istediği yerde ev alması yönünde vasiyeti nedeniyle mirasçıları tarafından verilen para ile ev alınması için dava dışı ile oğlu olan davalı ...'un yardım ve araştırmaları sonucu kat mülkiyeti kurulu 3 nolu meskeni beğendiğini, alım işlemlerin yürütülmesi için vekil tayin ettiğini ancak vekil vekalet görevini kötüye kullanarak talimatı doğrultusunda alınan çekişme konusu taşınmazı davalı çocukları üzerine kaydettirdiğini, ancak daha sonra duyduğu rahatsızlık nedeniyle intifa hakkını kendisine bıraktıklarını ileri sürerek ve yargılama sırasında da resmi senetteki imzanın eli ürünü olmadığını iddia ederek 3 nolu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; anneleri dava dışı davacıya bakması ve ilgilenmesi sebebi ile ev alınması için para verildiğini, ayrıca bir vekaletname de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Davanın reddine dair verilen karar Dairece "... tarafların bildirdikleri tüm delillerin eksiksiz toplanması ve açıklanan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. " gerekeçesi ile bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.