Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tazminat ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davada el atmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulü ile 1.333,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin olarak verilen karar davalı-karşı davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl davada davacı, çekişme konusu 174 parsel sayılı taşınmaza davalı ile paylı malik olduklarını, davalının taşınmaz üzerindeki binaya güneş paneli koydurmak suretiyle el attığını, güneş panelinin taşınmaza zarar verdiğini iddia ederek, davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine, güneş panelinin yıkımına ve davalı aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL’lik tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise müşterek olan binanın çatısını yaptırması nedeniyle karşılamış olduğu zorunlu masraftan davacının payına isabet eden 1.448,00 TL’nin yapım tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada el atmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne; ve karşı davanın ise kısmen kabulü ile 1.333,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı HMK'nın 120. (1086 sayılı HUMK'un 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değeri ile talep edilen tazminat toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).

./..

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen tazminat miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri yönünden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı-karşı davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.