B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli 2015/305 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,50/4, 52/2-4. ve 53/6. maddeleri gereğince 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş karar verilmiş,

2.Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.11.2020 tarihli 2019/7977 Esas, 2020/6410 Karar sayılı ilamı ile;
"1-"U" dönüşünün yasak olduğu kavşak mahallinde kurallara aykırı olarak "U" dönüşü yapan sanık hakkında, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden, TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması sureti ile eksik ceza tayini,

2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem E sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, aynı zamanda mevcut sürücü belgesi sınıflarının birbirleri yerine ikamesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle yaralama suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyulmuş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,53/1-6. ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 havale tarihli ve 2021/119535 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Katılanlar vekili temyiz sebepleri; eksik incelemeye, cezanın yetersiz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 13: 40 sıralarında azami hız sınırı 110 km/sa olan meskun mahal dışında, her iki aracın gidiş istikametinde ana yol tali yol kavşağı levhası bulunan, 7 metre genişliğinde, bölünmüş, eğimsiz kuru asfalt yolda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Muğla istikametinden Antalya istikametine seyretmekte iken, olay mahalli olan kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde “U dönüşü yapılamaz” şeklinde uyarı levhası bulunmasına rağmen "U" dönüşü yapmak için sola manevra yapıp dönüşünü tamamlamaya çalıştığı esnada, Antalya istikametinden Muğla istikametine seyir halinde olan müteveffa ...’ın sevk ve idaresindeki motosikletinin sol ön kısmıyla, sanığın aracının sağ ön tampon ve far kısmının çarpışması sonucu ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında; asli kusurlu olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.