HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 10.01.2021 tarih, 2016/374316 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, dava konusu eserin Müze Müdürlüğüne teslimi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece, olay tarihinde sanık ...'in çocuğunun bulduğu üzerinde arapça yazıların bulunduğu parlak cismi ...'in ... ilçesinde bulunan diğer sanığın işlettiği kuyumcuya sattığı, Sanık ...'ün altını 710,00 TL'ye bozdurduğunu kabul ettiği, ancak altının tarihi eser olup olmadığını bilmediği, dosya kapsamında satılan altının ele geçirilemediği, tarihi eser olduğu yönünde iddiaların beyanlara dayandığı, diğer sanık ...'nın kuyumcu olduğunu, bir eserin ne olduğunu hangi özelliklere sahip olduğunu daha doğrusu tarihi eser olup olmadığını anladığını, olay tarihinde diğer sanığın iddia ettiği gibi işletmiş olduğu kuyumcuya gelip tarihi eser adı altında 1 adet altın verip karşılığında 710 TL verdiğini hatırlamadığını, bu sanığı tanımadığını, ancak 1923 yılına kadar piyasa da olan el kazi reşat altınları vatandaşların zaman zaman getirip bozdurduğunu, diğer sanığın anlattığı gibi üzerinde Arapça yazılar olan 1 adet reşat altın getirip bozdurmuş olabileceğini beyan ettiği, dosya kapsamından suça konu altının tarihi eser olduğuna dair dosya da bir delil olmadığı, kültür varlıklarının tescil ve tasnife tabi olması gerektiği, tescil ve tasnife tabi değilse 2863 sayılı yasa kapsamına giremeyeceği, suça konu eserle ilgili üniversitelerin sanat tarihi yada arkeoloji alanlarında çalışan uzmanlardan rapor aldırmak gerektiği, suça konu eserle ilgili dosya kapsamında hiçbir delil olmadan soyut beyanlara dayanılarak dava açıldığı, dosyaya intikali sağlanmayan ve ele geçirilemeyen 2863 sayılı yasa kapsamında korunması gerekli, tescil ve tasnife tabi eser veya kültür varlığı olup olmadığı hususunda bağımsız bilirkişi raporları ile tespit edilemeyen suça konu ve beyanlara dayalı bir adet altının sanıklar tarafından alınıp satılması olayında suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.