Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında olay tarihinde 07: 00 civarında katılan mağdurenin evden okula gitmek için çıktığı, daha önceden tanımadığı ve olay nedeniyle tanıdığı sanık ile yolda tanıştıkları, katılan mağdure ile sanığın bir süre muhabbet ettikleri, arkadaş oldukları, babasından korktuğunu ve babasının baskısından kurtulmak istediğini beyan eden katılan mağdurenin kendi isteğiyle sanıkla birlikte gittiği, Ulus dışında bir binanın içine girdikleri, burada sanığın katılan mağdure ile vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, şeklindeki anlatımla çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve yine aynı Kanun'un 109/1-3(f)-5 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile atılı suçlardan, sanığın beraatine karar verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir.

Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunması ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.