Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 31.12.2020 tarih, 2016/385028 sayılı ve bozma görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur.
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, eylemin izinsiz müdahale niteliğinde olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, keşif tarihinde yapılan gözlemde ve alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere sanık tarafından daha önceden söz konusu yere konulan konteynırın kaldırıldığı, bu şekilde söz konusu yapının ortadan kaldırılarak sit alanına müdahalenin sonlandırıldığının anlaşılması karşısında sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.