B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli 2014/219 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,51/1-3. ve 53/6. maddeleri gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş.

2.Katılan vekilinin ve Mahalli Cumhuriyet savcısı temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarihli 2019/3559 Esas, 2019/10744 Karar sayılı ilamı ile;
"1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,

2- TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre; sabıkası olmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan, yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan, lehe hükümlerine uygulanması talebinde bulunan sanık hakkında, "Suçun işlenmesi nedeni ile mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile tamamen giderilmemesi nedeni ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," şeklinde yetersiz gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle TCK'nınn 50. maddesine aykırı olarak yanlış gerekçe gösterilmesi;

Kabul ve uygulamaya göre ise;

1-Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususu ile denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğin hususlarının kararda belirtilmesine rağmen uygulama maddesi olan TCK'nın 51/6-7-8. maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

2.Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2019/862 Esas, 2021/939 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyulmuş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/1-a, 52/2-4. ve 53/6. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına hükmedilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2021 havale tarihli ve 2021/151606 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Katılan vekili temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, cezanın yetersiz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, kusur durumuna, güvenlik tedbirinin uygulanmaması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, meskun mahal dışında, 6.30 metre genişliğinde, kesintisiz düz çizgi ve kaza noktasına 1 metre uzaklıkta "Kavşak İçi Yön" ve 35 m. uzaklıkta "Tehlikeli Viraj Yön" trafik levhaları mevcut bulunan, iki yönlü, eğimsiz, kuru asfalt köy yolda, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil içerisinde yolcu olarak ölen ...'nın da bulunduğu halde, Tepekent Beldesi yönünden Konya yönüne seyrettikleri, olay yerine geldiklerinde, sanığın yola gereken dikkatini vermemesi ve hızını mevcut şartlara göre ayarlamaması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, karşı şeride girerek yolun solundan yol dışı kalması ve sonrasında Başarakavak Beldesi yönüne giden yolun sağ tarafında bulunan kavak ağaçlarına çarpıp iki aracın arasına sıkışması neticesinde, aracında bulunan ...'nın öldüğü trafik kazasında; asli kusurlu olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Konya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.