Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.05.2021 tarihli, 2017/10664 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Eksik inceleme ile karar verildiğine, daha önce yıkımı gerçekleştirilen yerde yeniden tadilat yapmak suretiyle müdahalede bulunulduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

Mahkemece sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanık hakkında ... Mahallesinde sit alanı içerisinde bulunan ve yıkımı yapılan... Restorant isimli işletmeyi açmak için tadilat ve demir korkuluk yaptırdığından ve 2863 sayılı yasaya muhalefet ettiğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın... Restorant tabelasını yeniden diktiği, taşınmazın güneyini çevreleyen demir korkulukları yeniden yaptığı, elektrik tesisatını yeniden döşediği, wc olarak kullanılan yapının ahşaptan yeniden yapıldığı ve işletmenin ön kısmına bir dolap konulduğu ihbarı üzerine sanığın aynı eylemler nedeni ile mahkememizin 2014/282 esas 2015/23 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, sanığın o dosyaya konu eylemlerinden farklı olarak iddianameye konu yerde pvc yapılı tuvaletin dışına ahşap kaplandığı tespit edilmiş, bu tuvaletin de bilirkişi raporu ile sit alanı dışında olduğu anlaşılmış olup unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmiştir.

Dava konusu yerin, mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, II. Derece arkeolojik ve doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığına davanın ihbar edildiği, ancak aynı zamanda doğal sit alanında kalması sebebiyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün davadan haberdar edilmediği anlaşılmakla,

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,

2.Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2016 tarih 2016/858 esas numaralı iddianamesi ile Kamu davası açıldığı, Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.04.2016 tarih, 2016/271 Esas 2016/272 Karar sayılı kararı ile dosyanın Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/245 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verildiği, sanığın birleşen dosya yönünden savunmasının alınmayarak savunma hakkının kısıtlanması,

3.Sanık hakkında düzenlenen her iki iddianamede de 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, mahkeme gerekçesinde 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan bahsettiği halde hüküm fıkrasında "sanık hakkında İmar Kirliliğine neden olmak suçundan TCK'nın 184/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle mahkememize açılan kamu davasında sanığın üzerine atılı fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine" karar verilerek çelişki yaratılması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.