Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2009 gün ve 2008/434-2009/257 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.02.2011 gün ve 2009/13480 - 2011/1271 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının dava dışı Bir Nefes Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.’ndeki hissesinin % 25’ini 500.000,00 TL karşılığında devralmak için 13.10.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin hisse devri sebebiyle 05.09.2008 tarihinde 250.000,00 TL ve 26.09.2008 tarihinde 150.000,00 TL’nı banka kanalıyla 100.000,00 TL’nı da devir sırasında elden ödediğini, ancak hisse devrinin gerçekleşmediğini, hisse devir bedeli, noter masrafı ve faizinin tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, tavzihle 500.000,00 YTL asıl alacak, 172,32 YTL ihtar masrafı, 3.250,00 YTL noter masrafı, 09.12.2008 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz 1.125,00 YTL olmak üzere toplam 504.548,32 YTL için itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının banka kanalıyla ödediği 400.000 YTL’nın müvekkilinin verdiği paradan ödendiğini, 100.000 YTL’nın de şirket hesabına gönderildiğini, bu paranın şirkete borç olarak gönderilmeyip hisse devri için gönderildiğini, müvekkili ile davacı arasında hastane yapımı konusunda sözleşme yapılıp davacının bu işte müvekkilini büyük zarara uğrattığını, sebepsiz zenginleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesinde davalının davacıdan nakden 500.000,00 TL aldığı yazılı bulunmasına rağmen sözleşmedeki davalı ediminin ifa edilmediği, hisse devrine ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılıp sahteliği veya geçersizliği davalı tarafça iddia ve ispat edilmediğinden geçerli ve bağlayıcı olduğu, davalının hisse devrine karşılık davacıdan 500.000,00 TL aldığını kabul ve ikrar etmesine rağmen davacının şirket ortaklığına kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile asıl alacağa itirazın iptaline, ihtarname masrafına itirazın iptaline, noter masrafı olarak talep edilen alacağa yönelik itirazın 3.127,50 TL üzerinden kısmen iptaline, işlemiş faize itirazın 1.000,00 TL üzerinden kısmen iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.