Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, yüklenen suçu işlemediğine, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

İnternette gördüğü satılık oto müzik setine ilişkin ilanda belirtilen telefon numarası üzerinden iletişime geçtiği sanıkla ilana konu eşyayı satın alma konusunda anlaşan katılanın, kendisine bildirilen ve sanığın üzerine kayıtlı hesap numarasına suç tarihinde yatırmış olduğu 450,00 TL parayı aynı gün ATM'den çektiği tespit edilen sanığın, bahse konu oto müzik setini katılana göndermediği gibi hesabına yatan 450,00 TL'yi de iade etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla, sanığa yüklenen eylemin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin, Mahkemece, haksız menfaatin elde edildiği tarih olan "16.11.2013" olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/207 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.