İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 Tarihli ve 2017/41 Esas, 2019/396 Karar Sayılı Kararı İle
1.Sanıklar ... ve ... Hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezaların mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
2.Sanıklar ... ve ... Hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezaların mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
3.Sanık ... Hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
4.Sanık ... Hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dört ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
B.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.02.2021 Tarihli ve 2019/1746 Esas, 2021/213 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kısmen düzeltilerek ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkil sorguda ve yargılama esnasında kendisi itirafçı olarak cep telefonunda ByLock programının yüklü olduğuna, yükleme amacının öğrenci evinde kaldığı süre içerisinde ev ihtiyaçlarının bildirilmesi ve diğer öğrencilerin ders çalışma programı ile günlük dini vecibelerinin takibi amaçlı olduğunu beyan ettiğine, ayrıca ByLock programını yükleyen kişileri ve yazışma yaptığı kişileri de isim isim bildirdiğine, Hatta ByLock programına ait giriş şifresini de verdiğine, ancak yargılama süresince talep ettikleri ByLock bilirkişi incelemesi ve emniyet incelemesine bu hususta bir cevap vermediğine, müvekkilin tüm aşamalarda ısrarla ByLock yazışmalarında suç unsuru bulunmadığını, tüm yazışmaların verdiği şifre ile ByLock programına girilerek görülebileceğini, içerik dökümünün çıkartılmasını istediğine, tüm bu taleplere rağmen ilk derece mahkemesi yeterli olmadığı halde eldeki delillerle ceza tayin ettiğine, bu kararın usul ve yasaya uygun olmadığına, müvekkilin örgüt üyeliği kastının olmadığına, örgüt üyeliğine ilişkin bir delil olmadığına ve sair hususlara,
B.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkilin cezasına gerekçe olarak, Bylock programına giriş yaptığı gösterilmişse de, aynı dosyada yargılanan müvekkilin ev arkadaşı olan sanık ...'ın müvekkilin adına kayıtlı ADSL hattından ByLock programına giriş yaptığının kendi beyanları ile ortaya konulduğuna, ...'a verilen cezanın gerekçesinde bu konu tespit edilmişse de, müvekkile ilişkin yazılan gerekçede ADSL hattından ByLock'a girdiğinin belirtilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, dosyadaki raporların denetime elverişli olmayıp çelişkili olduğuna, müvekkile ilişkin bir içerik tespiti yapılmamış olmakla birlikte, fiili gerçekleştiren kişinin müvekkil olmadığı sabit olduğundan, gelen ID ve CGNAT kayıtlarının da müvekkille ilgisiz olduğuna, müvekkilin el konulan GSM telefonundan ByLock programına giriş yapılmadığının dosyada raporlandığına, bu sebeple müvekkilin ByLock programına girdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak kesin bir delil dosyada yer almadığından müvekkile verilen hapis cezasında hukuka uyarlık bulunmadığına, müvekkilin toplantıya katıldığına ilişkin gerekçeye ilişkin ise de, dinlenen tanık, müvekkilin 2010-2013 tarihleri arasında toplantıya katılımı olduğunu beyan etmiş olup, bu süre zarfında ilgili yapı terör örgütü olarak ilan edilmediğinden, bu beyanın müvekkilin örgüt üyeliğinden cezalandırılmasına elverişli olmadığının ortada olduğuna, mahkemece tanığın tarihe ilişkin beyanlarının da gerekçede açıkça gizlendiğine, ayrıca, dosya kapsamında, toplantı katılımının sempati boyutunu aştığı da ispat edilemediğinden, yerel mahkemenin ikinci gerekçesinin de yerinde olmadığına ve sair hususlara,
C.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkil hakkında ByLock tespiti dışında mahkumiyete esas alınan başka bir delil olmadığına, müvekkilin Bylock kullanıcısı olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığına, Bylock tespit değerlendirme tutanağında uygulama giriş şifresinin olmadığına, diğer kullanıcılar tarafından isimlendirme yapılmadığına ve sair hususlara,
D.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Dosyadaki iddiaların suç unsuru içermediğine, müvekkilin ByLock konusunda samimi beyanlarda bulunduğuna, programı herkese açık Playstore'dan indirdiğine, ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediğine, internet trafik bilgilerinin usule aykırı elde edildiğine, MİT'in delil toplama yetkisi olmadığına, ByLock tespit değerlendirme tutanağının olmadığına, müvekkilin bu programı örgütsel amaçla kullandığının ortaya konulamadığına, yargısal içtihatlarla sabit olduğu üzere Zaman Gazetesi aboneliğinin suç unsuru sayılamayacağına, müvekkil hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müvekkile etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılmadığına, teşditin hukuka aykırı yapıldığına, suçun unsurlarının teşdit sebebi sayıldığına, müvekkil hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu mahkemenin kanuna aykırı kurulduğuna, doğal hakim ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, gerekçenin CMK'da belirtilen şartları taşımadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin neden uygulanmadığının gerekçeli kararda belirtilmediğine, ele geçirilen dijital delillerin imajları alınmamasının ve bir kopyası müvekkil veya avukata verilmemesinin dikkate alınmadığına, 15 Temmuz öncesinin hükme esas alınmasının suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiğine ve sair hususlara,
E.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkil hakkında ByLock harici bir delil bulunmadığına, ByLock programının herkes tarafından indirilebilen bir program olduğuna, müvekkilin çalışma alanının bilgisayar olduğuna, dolayısıyla androıd üzerinde çalışmalar yaptığına, herkesin kullanımına açık uygulama marketlerinden indirilebilen onbinlerce konuşma programından birini salt iş amaçlı telefonuna yüklemiş olmasının onun örgüt üyesi olduğunun göstergesi olamayacağına, müvekkilin bilgisayar yazılım programı sektöründe yapılan girişimcilik toplantılarına katıldığına, bu toplantılardan birinde ... isimli şirkette çalıştığını söyleyen ve isminin ... olduğunu söyleyen bir şahısla tanıştığını beyan ettiğine, müvekkilin ... isimli şahıs ile yaptığı karşılıklı görüşme neticesinde birlikte iş yapabilecekleri kanaatine ulaşıp bu süreçte 5 ay kadar görüştüklerine, bu şahsın müvekkile kendisinin kullanmış olduğu bir mesaj programından bahsederek işle ilgili görüşmeleri bu program üzerinden yaptığını ve cep telefonuna uygulama marketinden yüklendiğini söylediğine, bunun üzerine müvekkilin ...'den bu programı inceleyip, bu programı 100.000 kişinin indirmiş olduğunu görüp ve buna güvenerek kuşkulanmasında bir sebep olmadığından ötürü bu programı indirdiğine, müvekkilin bu programı yaklaşık 3 ay kullandığına, bu program üzerinden öncelikle yalnızca işle ilgili birkaç mesaj gönderip aldığına, daha sonra ... isimli şahsın müvekkile dini içerikli mesajlar gönderip sadaka istemeye başladığına, müvekkilin konudan rahatsız olması nedeniyle şahıs ile ilişkisini kesmeyi uygun görüp, iş ortaklığından vazgeçtiğine ve ByLock programını telefonundan kaldırdığına, müvekkilin ByLock programına ilişkin başka bir kimse ile yazışma yapmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağının da bunu gösterdiğine, müvekkilin ByLock programını iş amacı dışında örgütsel saikle kullandığına ilişkin delil bulunmadığına, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkilin örgüt üyesi olduğuna ilişkin kanaat uyanıp bu gerekçe ile aleyhe hüküm tesis edilmiş ise de müvekkilin ByLock programı ile ilgili olarak ne şekilde ve ne amaçla yüklediği, programın yüklenmesine aracılık eden şahıs da dahil olmak üzere tüm bildiklerini samimi şekilde ifade etmiş olması nedeniyle müvekkilin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasını gerektirdiğine ve sair hususlara,
F.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Müvekkilin isnat edilen suçu işlediğine dair somut delillerin bulunmadığına, ByLock'a ilişkin mesaj içeriği bulunmadığına, ByLock tespit değerlendirme tutanağının bulunmadığına, ByLock'a ilişkin teknik verilerin hatalı olduğuna, bağlantı sayısının çok az olduğuna, müvekkilin iradesi dışında Bylock IP'lerine yönlendirilmiş olabileceğine, kast unsurunun olmadığına, MİT'in delil toplama yetkisi olmadığına, yasal sendikaya üye olmanın suç unsuru sayılamayacağına, yasal faaliyet gösteren dershanede çalışmanın delil sayılamayacağına, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, TCK'nın 30 uncu maddesinde belirtilen hata hükümlerinin tartışılması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"...Tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık ..., ByLock kullanmadığını savunarak FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğunu kabul etmese de, ByLock programını kullanmış olduğuna dair yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında savunmalarının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizce itibar edilmeyerek sanığın münhasıran FETÖ terör örgütünün bir kısım mensuplarının kriptolu, gizli haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan bylock isimli haberleşme programını GSM hattı ve ADSL(WİFİ) hattı üzerinden kullandığı ve dosyada mevcut Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2019 tarihli yazısı ekinde dosyamıza gönderilen ... isimli şahsın etkin pişmanlık kapsamında müdafi huzurunda emniyet birimlerince alınan beyanında ve fotoğraftan teşhisinde sanığın bir kısım örgütsel sohbet toplantılarına katıldığını belirttiği dikkate alındığında sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar sanık ..., ByLock kullanmadığını savunarak FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğunu kabul etmese de, ByLock programını kullanmış olduğuna dair yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında savunmalarının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizce itibar edilmeyerek sanığın münhasıran FETÖ terör örgütünün bir kısım mensuplarının kriptolu, gizli haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan bylock isimli haberleşme programını iki farklı GSM hattı üzerinden kullandığı, 27.09.2018 tarihli Bylock Kimlik Tespit Ve Değerlendirme tutanağı ile 17.05.2017 tarihli Tespit ve Değerlendirme Tutanağına göre, bylock yazışma içeriklerinde örgütsel hitap şekillerinin kullanıldığı ve 11.10.2015 tarih ve 13: 46: 52 saatli mesaj içeriğine göre sanığın örgütsel gizli haberleşme programlarından Kakao-Talk programını da kullandığı dikkate alındığında sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar sanık ..., ByLock programını örgütsel iletişim amacıyla kullanmadığını savunarak FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğunu kabul etmese de, ByLock programını kullanmış olduğuna dair yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında savunmalarının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizce itibar edilmeyerek sanığın münhasıran FETÖ terör örgütünün bir kısım mensuplarının kriptolu, gizli haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan bylock isimli haberleşme programını GSM hattı üzerinden ve diğer sanık ...'ya ait ADSL hattı üzerinden kullandığı ve bu hususu duruşmada tevil yollu olarak ikrar ettiği dikkate alındığında sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar sanık ...'in ByLock programını kullanmış olduğuna dair yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında sanığın münhasıran FETÖ terör örgütünün bir kısım mensuplarının kriptolu, gizli haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan bylock isimli haberleşme programını iki farklı GSM hattı üzerinden kullandığı, bir kısım örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı ve örgütün yayın organlarından olan KHK ile kapatılan Zaman gazetesine aboneliğinin bulunduğu, sanığın savunmalarının da bu yönde ikrar içerikli olduğu, ayrıca dosyada mevcut İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2018 tarihli yazısı ekinde dosyamıza gönderilen ... isimli şahsın etkin pişmanlık kapsamında müdafi huzurunda emniyet birimlerince alınan beyanında sanığın kendisini örgüt ile tanıştırdığını, örgüte ait eve yerleştirdiğini ve sanığın örgüte ait evde kaldığını belirttiği dikkate alındığında sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Her ne kadar sanık ..., ByLock programını kullanmadığını savunarak FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğunu kabul etmese de, ByLock programını kullanmış olduğuna dair yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında savunmalarının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizce itibar edilmeyerek sanığın münhasıran FETÖ terör örgütünün bir kısım mensuplarının kriptolu, gizli haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan bylock isimli haberleşme programını GSM hattı üzerinden üzerinden kullandığı, kendi kabulü ve ilgili kayıtlara göre örgüt ile iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan Taştan Eğitim Hizmetleri A.Ş'.de öğretmen olarak ve daha sonra müdür yardımcısı olarak yönetici vasfında çalıştığı ve yine 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile örgüt ile iltisakı nedeniyle kapatılan PAK Eğitim iş sendikasının üyesi olduğu dikkate alındığında sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir....
...Sanık ...'nun ByLock programını kullanmış olduğuna dair yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında sanığın münhasıran FETÖ terör örgütünün bir kısım mensuplarının kriptolu, gizli haberleşme amacıyla kullandıkları yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ByLock isimli haberleşme programını GSM hattı üzerinden kullandığı, örgüte ait evlerde kaldığı, eve gelen öğrenciler ile ilgilendiği, örgütün yayın organlarından olan ve KHK ile kapatılan Zaman gazetesi ile Sızıntı dergisine aboneliğinin bulunduğu, sanığın savunmalarının da bu yönde ikrar içerikli olduğu dikkate alındığında sanığın bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın, 25.07.2017 tarihinde yakalanmasının akabinde alınan ifadesinde, sunduğu 26.02.2018 tarihli dilekçesinde ve sulh ceza hakimliği ile Mahkememizdeki sorgusunda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek vermiş olduğu beyanlarında, örgüt içerisinde bulunduğu zaman zarfında gördüklerini ve diğer örgüt üyeleri hakkında bildiklerini anlattığı, yargılamanın tüm aşamalarında istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunduğu, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nün 21/06/2018 tarih 47909374-33014 (22105) 2017/752058-792661 sayılı yazısı ekinde dosyaya sunulan 20/06/2018 tarihli tutanakta belirtilen toplamda 6 kişinin tespitine yardımcı olduğu ve buna göre sanığın beyanları sonucu örgüt içinde bulunan şahısların açığa çıktığı ve sanığın vermiş olduğu bilgilerin örgütün yapılanması ile ilgili önemli bilgiler olduğu anlaşılmıştır.
Etkin pişmanlığın gündeme gelebilmesi için, bu yöntemin kullanılması suretiyle suçun ortaya çıkarılması ve failine ulaşılıp cezalandırılması gerekir. Suçun ve faillerinin ortaya çıkarılmasında herhangi bir katkısı olmayan ve hükme de katkı sağlamayan beyanlardan dolayı etkin pişmanlığın uygulanması mümkün olmayacaktır. Etkin pişmanlığın varlığının kabul edilebilmesi için sanığın suç sonrası sergilediği aktif davranışın iradi olması da lazımdır. Bu şart etkin pişmanlığın subjektif unsurunu teşkil etmektedir. Etkin pişmanlıkta fail, suç sonrası zararı gidermeyi, engellemeyi, düzeltmeyi ya da tehlikeyi önlemeyi iradi yani gönüllü olarak yapmalıdır. Etkin pişmanlıkta ceza verilmesinden vazgeçilmesinin yahut cezadan indirim yapılmasının temelinde failin pişmanlığı yatmaktadır. Sanık pişmanlık duygusuna kapılmadan sadece cezadan kurtulma saiki ile hareket etmişse etkin pişmanlığın uygulanması mümkün değildir. Bu açıklama ışığı altında sanığın vermiş olduğu bilgiler sonucu isimlerini verdiği kişiler hakkında soruşturma yapılmıştır. Sanık tüm yargılama boyunca tutarlı ifade vermiştir. Bu durum da sanığın yargılamanın her aşamasında pişmanlık gösterdiği kanaati oluşturduğundan sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmü uygulanmıştır..."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.)
TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince ... ve hakkaniyete uygun, azami hadden indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini,
2.Kabul ve uygulamaya göre;
a.Sanığın Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisi aboneliğinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen 102841 ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı incelendiğinde herhangi bir mesaj içeriğinin bulunmadığı, söz konusu ID'yi ekleyenlerin "verdiği ad" bölümünde "..." yazdığı, yine kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan "kullanıcı adı" ve "şifre" kısımlarında yer alan bilgilerin de sanıkla uyumlu olmadığı, tespit edilen GSM/ADSL bilgileri kısmında "6837539" yazdığı, söz konusu ADSL numarası üzerinden sanıkla bir dönem ev arkadaşlığı yaptığını söyleyen aynı dosya sanığı ...'ın temyiz aşamasında etkin pişmanlık kapsamında dosya içerisine gelen beyanlarında; ev arkadaşı ... adına kayıtlı ADSL üzerinden Bylock hesabına giriş yaptığını beyan ettiği, sanığın da aşama beyanlarında ByLock kullanıcısı olmadığını ifade ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu ID'nin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından 102841 numaralı ID'yi ekleyen kişilerle, bu ID'ye bağlı kişi ve mail listesinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge, delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci fıkrası) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası)
Dosya kapsamına göre tanık ...'ın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiği, bunun mümkün olmaması halinde tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafine bildirilmediği, bu nedenlerle tanığın sorgulanması hakkının engellenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 180 ve 181 inci maddelerinin birinci fıkralarındaki emredici hükümlere riayet edilmeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlandığı,
3.UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı kontrol edilerek varsa ilgili bilgi ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya kapsamına alınması, mümkün olduğu takdirde sanık hakkında beyanda bulunan kişi veya kişilerin usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmesi, aksi halde aşamalardaki beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.Kabul ve uygulamaya göre
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken temel cezanın belirlenmesinde soyut ve dosya kapsamı ile de uyumsuz gerekçeyle suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilip, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilerek fazla ceza tayini,
hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
Sanık hakkında tanzim edilen 376318 ID numaralı Bylock tespit değerlendirme tutanağı incelendiğinde söz konusu tutanakta kullanıcı profil bilgileri kısmında yer alan "kullanıcı adı", "şifre" ve "adı" kısımlarında yer alan bilgilerin sanığın kimlik bilgilerini ortaya koyacak açıklıkta olmadığı, yine söz konusu ID'yi ekleyenlerin verdiği isim kısmının boş olduğu sanığın da aşama beyanlarında ByLock kullanıcısı olmadığını ifade ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; söz konusu ID'nin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak, kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi bakımından 376318 ID'yi ekleyen kişilerle, bu ID'ye bağlı kişi ve mail listelerinde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek haklarındaki soruşturma ve/veya kovuşturma dosyalarında sanıkla ilgili bilgi, belge, delil olup olmadığının araştırılması, yine bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgileri olup olmadığının sorulması suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.İstinaf ve temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelileri ... ..., ... ve ...'e ait beyanlar ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarına göre ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, tanık olarak dinlenilmelerinin mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanları ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, sanığın savunmalarının doğruluğunun tespiti açısından ilgili birimlerden ayrıntılı Bylock tespit ve değerlendirme raporunun bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa getirtilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci fıkrası) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir. (5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası)
Dosya kapsamına göre tanık ...'in beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, tanığın hazırlık beyanlarının okunulmasıyla yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.İstinaf ve temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelileri Fatih Aktulun, Fatih Karayel ve Kasım Ecer'e ait beyanlar ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarına göre ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, tanık olarak dinlenilmelerinin mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanları ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
4.Kabul ve uygulamaya göre;
Sanığın Zaman gazetesi aboneliğinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
E.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık ...'ın temyiz aşamasında adli kontrol şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklanmasından sonra 09.11.2023 tarihli ifadesinde etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini bildirmesi, bu kapsamda 13.11.2023 tarihli kolluk beyanında etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunarak fotoğraf teşhisi yaptığı görülmekle sanığın duruşmada hazır edilip etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı beyanlarının alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2.Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, başka dosya şüphelileri ... ve ... ...'a ait beyanlar ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarına göre ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, tanık olarak dinlenilmelerinin mümkün olmaması halinde dosya içerisindeki beyanları ile eklerindeki fotoğraf teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
hukuka aykırı bulunmuştur.
F.Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa getirtilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık müdafinin dosyaya sunduğu İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/200 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararında sanığın eşi ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, dosyasının henüz kesinleşmediği, mezkur gerekçeli karar incelendiğinde sanık adına kayıtlı ... numaralı GSM hattını sanığın eşi ...'in kullandığı ve bu hat üzerinden ... hakkında ByLock tespit değerlendirme tutanağı tanzim edildiğinin belirtildiği görülmekle, ...'in yargılandığı dosyanın onaylı bir suretinin dosya arasına alınarak söz konusu ... GSM hattını gerçek kullanıcısının kim olduğunun tespit edilerek, gerektiğinde ...'in de tanık sıfatıyla dinlenilmesi suretiyle tüm deliller bir arada değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yetersiz belgelere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması,
3.UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı kontrol edilerek varsa ilgili bilgi ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya kapsamına alınması, mümkün olduğu takdirde sanık hakkında beyanda bulunan kişi veya kişilerin usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmesi, aksi halde aşamalardaki beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A, B, C, D, E ve F bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2019/1746 Esas, 2021/213 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık ...'ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, sanık müdafinin tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.