Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince. davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; Siirt ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve 1984 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü üzerinde, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla lehlerine mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davacıların Siirt ili ... ilçesi ... Köyü 607 ve 609 nolu parseller yönünden açılan davalarının feragat nedeniyle reddine, davacıların tescil davasının kabulü ile Siirt ili ... Köyünde kain fen bilirkişileri ... ve ...'ın raporuna ekli krokide 2012/433 şeklinde gösterilen ve koordinatları belirtilen 519,01 m²'lik taşınmaza yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına tapuya tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.06.2015 tarihli ve 2015/500 Esas, 2015/7778 Karar sayılı ilamıyla; "Orman İdaresinin dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmediği gibi, açılan davaya da itiraz ederek katılmadığı, mahkemece re'sen davaya dahil edilmiş olması ve karar başlığında davalı olarak gösterilmesi davanın gerçek tarafı olduğu sonucunu doğurmayacağından ve bu nedenle davanın gerçek tarafı olmayan Orman İdaresinin hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından bahisle Orman İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteminin reddine karar verildikten sonra, davalı Hazinenin temyizi yönünden, davacı yararına zilyetlik ile edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, usulünce zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında davacılar davalarını Orman İdaresine de yöneltmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların tescil harici parsel hakkında açmış oldukları davanın kabulü ile Batman ili ... ilçesi ... Köyünde kain fen bilirkişisi ...'in 01.02.2022 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve koordinatları belirtilen 519,01 m²'lik taşınmaza yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına mirasçılık belgesinde yer alan hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, Batman ili ... ilçesi ... Köyü (eski 607 ve 609 nolu) yeni 458 ve 101 ada 272 parseller yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın halen ... ilçesi ... Baraj suları altında kaldığı ve taşınmazın sular altında kalmasından önce yapılan keşif, alınan ziraat mühendisi bilirkişi raporu ve hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle düzenlenen jeodezi / fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacılar lehine oluştuğu anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın su altında kaldığı ve bu nitelikteki yerlerin tapu kütüğüne tescilinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davacılar lehine mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tescil karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "...A harfi ile gösterilen ve koordinatları belirtilen 519,01 m² lik taşınmaza yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına mirasçılık belgesinde yer alan hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline," ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine "... A harfi ile gösterilen ve koordinatları belirtilen 519,01 m² lik alanın mülkiyetinin mirasçılık belgesinde yer alan hisseleri oranında davacılara ait olduğunun tespitine," cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.