İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/175 Esas, 2018/260 sayılı kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/778 Esas, 2019/1525 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığı kast veya taksiri bulunmaması nedeniyle öncelikle beraat karar verilmesi gerektiğine,
2.Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
4.İfade sahiplerinin tanık olarak dinlenilmediklerine, duruşmada tartışılmayan beyanların hükme esas alınamayacağına, ifade sahiplerinin yazılı dilekçe ile önceki beyanlarını değiştirdiklerine,
5.Etkin pişmanlık indiriminin daha lehe olacak şekilde uygulanması ve HAGB kararı verilmesi gerektiğine ve,
6.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzeltilmesine karar verilen husular dışında isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.
1-Sanığın eşi hakkında yürütülen soruşturmada, eşinin şüpheli sıfatıyla beyanının alınması sırasında sanığın da kendi rızası ile adliyeye geldiği, 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi çerçevesinde çekinme hakkı hatırlatılarak eşinin dosyasında tanık sıfatıyla alınan beyanında kendisi hakkında ikrar mahiyetinde bir kısım anlatımlarda bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2017 tarih ve 2016/15139 Soruşturma sayılı talimatıyla kendi rızası ile adliyeye gelen sanığın şüpheli sıfatıyla gözaltına alınması talimatı verildiği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanlarında etkin pişmanlık kapsamında anlatımlarda bulunduğu ve teşhiş işlemleri yaptığı, hem ilk derece mahkemesince hem de bölge adliye mahkemesince sanığın kendi katıldığı örgütsel faaliyetlere ilişkin dosya kapsamıyla uyumlu ve samimi bilgiler verdiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, kendi rızası ile adliyeye gelen ve gözaltına alınan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Ahmet Seren isimli kişinin ifadesinin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra hükme esas alınabileceğinin gözetilmemiş olması;
b)İlk Derece Mahkemesi kararında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan Kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi nedenleriyle sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/778 Esas, 2019/1525 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.