İstinaf başvurularının esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
Eksik inceleme yapıldığına,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3-2. cümlesinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, arama kararının hukuka uygun olduğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Olay tutanaklarının içeriği, sanığın beyanları ve sanığın 14.10.2021 tarihli ilk eylemi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılıp yakalanması, ifadesi alınarak sorguya sevk edilmiş olması ve evinde usulüne uygun arama yapılarak suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmiş olması ve bu itibarla fiili kesintinin gerçekleşmesinden sonra, 18.12.2021 tarihli eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında,
her iki eylem arasında suç işleme kararının yenilenmesi sebebiyle sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken, zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.