İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/201 Esas, 2019/647 sayılı oy birliğiyle verilen kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2019/1365 Esas ve 2020/425 sayılı Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;

1. Sanığın çok eski yıllardan itibaren FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığı, bu dönemde ilköğretim mesullüğü, ev ablalığı ve bölge talebe mesullüğü gibi görevleri örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yerine getirdiği, tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere zekat ve kurban adı altında örgüte yardımda bulunduğu, 2014 sonuna kadar örgütsel sohbetlere katılmayı sürdüren sanığın eylem ve faaliyetlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetler olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği halde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağının kabul edildiği gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, hükümden sonra gelen 463840 numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağından ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak görünen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları getirtilerek 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunarak tartışılması, gerektiği takdirde tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenilmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık veya tanıkların duruşmaya çağırılıp dinlenildikten sonra toplanan tüm delillerin duruşmada okunarak sanık ve müdafiinden diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2019/1365 Esas ve 2020/425 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.