Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü

I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250,2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve ''konut dokunulmazlığının ihlali'' suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir sabıkasının olmadığı gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden, hakkında şartları oluşmayan CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2-Sanık müdafiinin 13/01/2014 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK'nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi ile 51. maddesindeki hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri de kapsadığı halde, bu konularda olumlu veya olumsuz karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.