Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
mirasçısı ..., ... mirasçısı ...
..., ... tereke temsilcisi, ...Yolu mirasçısı
... vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı - karşı davalı Hazine vekili ve davacılar ... mirasçısı ..., ... mirasçısı ..., ... tereke temsilcisi, ...Yolu mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma incelemenin eksik olduğu, Aralık 1314 tarih 16,18 ve 20 numaralı tapu kayıtlarına ve bir kısım parsellerin tutanaklarında yazılı vergi kaydına dayanılarak davalı ve davacılar adına tespit yapıldığı, Hazinenin de Çiftlikatı Şahane arazisi hudutlarına dayanarak dava açtığı, bu kaydın haritası ve tutanaklardaki vergi kayıtları celp edildiği halde uygulanmadığı, tüm komşu tutanak ve belgelerin dosya ierisine alınmadığı ve uygulanmadığı, tapu kaydı kapsamının maliklerce taksime tabi olup olmadığının araştırılmadığı, Çiftlikatı Şahane arazisi krokisinin uygulanması gerektiği açıklanarak, taşınmazların tamamının veya bir bölümünün tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenmesi halinde kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine; birleşen 1983/117 Esas sayılı dosya davacısı ...Yolu, birleşen 1983/119 Esas sayılı dosya davacısı ..., birleşen 1983/120 Esas sayılı dosya davacısı ...’nın davalarının ayrı ayrı reddine, sırasıyla 484,497 ve 498 parsellerin tespit gibi ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline; diğer şahıslar tarafından açılan birleşen davaların kabulü ile kadastro tespitlerinin iptali ile davacılar adına tescillerine; davacı Hazine tarafından açılan asıl ve birleşen davaların reddi ile dava konusu ettiği tüm taşınmazların tespit gibi tesciline; birleşen 2016/23 Esas sayılı dosya yönünden davacı Tereke Temsilcisi ...’ın davasının reddine, dava konusu 102 ada 1 parsel taşınmazın Tire İlçe Kadastro Biriminin 11.05.2018 tarihli ve E. 1341502 sayılı yazılarına ek krokide belirtildiği şekilde 5.998.075,29 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline; müdahilller ..., ... ve ... yönünden ise dilekçelerini harçlandırmadıklarından dilekçeleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açabileceklerinin ihtarına karar verilmiş; hüküm, davacı - karşı davalı Hazine vekili, davacılar ... mirasçısı ..., ... mirasçısı ..., ... tereke temsilcisi, ...Yolu mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - karşı davalı Hazine vekili ve davacılar ... mirasçısı ..., ... mirasçısı ..., ... tereke temsilcisi, ...Yolu mirasçısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 Sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 383,20 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.