Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında verilen kararların; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, sanıkların parada sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna, savunmanın aksine delil bulunmadığına, sahte paraları muhafaza etme kastının bulunmadığına, eylemin
nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın verdiği bilgilerle diğer sanıkların yakalanmasına yardımcı olduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz isteği, ilk derece mahkemesinin kararının doğru olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, olayda bir kusurunun ve kastının bulunmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; sanıklar... ve ...'ın, inceleme dışı sanık...'den temin ettikleri suça konu sahte paraları müşteki...'in olay sırasında ilgilendiği tekel büfesinden sigara almak suretiyle tedavüle koydukları, sanık...'ün telefonla arayarak polislerin kendilerini aradıklarını ve sahte paralardan kurtulmalarını söylemesi üzerine, ellerinde kalan sahte paraları karın içerisine saklamak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanıkların üzerine atılı suç yönünden kastlarının bulunmadığından bahisle beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, sanıkların parada sahtecilik suçunu işledikleri sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
1. Sanıklar... ve ...'ın, inceleme dışı sanık... tarafından kendilerine verilen ve gerçek olduğunu düşündükleri, bu miktardaki bir paranın neden kendilerine verildiğine ilişkin gösterdikleri gerekçenin normal tecrübe kurallarına uygun düşmediği, olayın Bayburt il merkezinde geçtiği nazara alındığında, sanık...'ün suça konu paraları banka veya ATM aracılığı ile hesabına yatırmak suretiyle saklamasının mümkün olduğu, sanık...'ün paraları sanıklar... ve ...'a emaneten verdiği kabul edildiğinde, bu paranın sanıklar tarafından harcanmasının beklenemeyeceği, sanıkların paraların sahte olduğunu öğrendiklerini savundukları andan itibaren sahte banknotları saklama gayretine girişmeleri hep birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanık ...'ın, inceleme dışı sanık... tarafından kendisine verilen sahte paraları tedavüle koyduktan ve resmi makamlarca haber alındıktan sonra diğer sanık...'ün yakalanmasını sağladığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin müvekkili bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanıklar ........ ve .....'ın beyanları, bilirkişi raporları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
Bölge Adliye Mahkemesinin sanıkların atılı suçu işlediklerine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.06.2019 tarihli ve 2019/1144 Esas sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.
(.
Sanıklar ... ve ...'ın suça konu paraları diğer sanık...'den alırken sahte olduğunu bildiklerine dair dosyada herhangi bir beyan veya tespitin bulunmaması, bilakis söz konusu paraların aldatıcı kabiliyetinin olduğuna ilişkin dosya içerisindeki bilirkişi raporlarının lehlerine değerlendirilmesi, sanıkların diğer sanık...'den gelen telefon üzerine paradan kurtulmaya yönelik girişimde bulunmalarının o ana kadar paraların sahte olduğunu bilmedikleri ve paraları atarak kurtulmaya çalışmakla tedavüle koyma kastlarının olmadığı kanaatine varılması, sanıkların savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak, somut bulgulara dayalı, kesin ve inandırıcı delillerin olmaması, her iki sanığın savunmalarının birbirleri ile uyumlu olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; Dörtyol büfeden 100,00 TL'lik banknot ile yapılan alışverişte suç kasıtlarının bulunmadığı kanaatiyle, sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararı yerinde görülmekle, bölge adliye mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 08.05.2024
... ...