Davacının istinaf talebinin esastan reddine, davalı ...
İdaresinin istinaf talebinin süreden reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... ve davalı ... İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... İdaresinin başvurusunun ise süreden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro çalışmaları sonucunda, Batman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ... mevkii 101 ada 1 parsel sayılı 439.8016,63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla 06.10.2008 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; Batman ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 101 ada 1 sayılı orman parseli içinde bulunan, 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olan ve çevresi tarlalarla çevrili taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazın alınan bilirkişi raporları doğrultusunda orman sayılan yerlerden olduğu ve işlemeli tarıma uygun olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazilerinden olmadığı, her ne kadar mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın davacının satın alarak kullanmaya başladığını belirtmiş iseler de, bilimsel veriler karşısında mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının üstün tutulamayacağı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce; " mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre, taşınmazın tespitten sonra kullanılmaya başlandığı, taşınmazın orman vasfında olup zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, mahkemenin kararında isabetsizlik olmadığı, davalı ... İdaresinin vekalet ücretine ilişkin istinaf talebi yönünden ise, idareye kararın 25.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak idarece 02.03.2021 tarihinde istinaf dilekçesi sunulduğu " gerekçesiyle, davacının Sason Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2020 tarih ve 2018/574 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... İdaresi vekilinin istinaf dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345/1, 366/1,346/1 ve 352/1. maddeleri gereğince süre yönünden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi' nin davalı ... İdaresinin istinaf dilekçesini süreden reddine ilişkin kararındaki gerekçede isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.