SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, düzeltilerek onama

Sanık ve katılan/sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2015/22 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararı ile,

1. Katılan/sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 50 inci maddeleri uyarınca 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

2. Sanık ... hakkında, kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

1. Katılan/sanık ... müdafinin temyiz istemi; sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ve katılan sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesin delile dayanmadan şüphe ile verilmiş olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi; sanık ...'nin atılı suçtan beraat etmiş olması ve katılan/sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması nedeniyle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanıkların boşanma aşamasında oldukları, ortak çocukları olan ...'nun velayetinin sanık ...'da bulunduğu, olay tarihinde çocuğunu görmeye giden sanık ...'nin çocuğunda darp izleri olduğunu söyleyerek sanık ...'den şikayetçi olduğu ancak soruşturma aşamasında dinlenilen tanıklar ve mağdur beyanı nazara alınarak sanık ...'nin çocuğun velayetini alabilmek için kendi çocuğunu darp ettiği, sanık ...'nin de dosyaya vekili aracılığı ile çocuğu sanık ...'ye üzerinde yara izi olmadan teslim ettiğine dair sahte belge sunduğu belirtilerek sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır.

2. Sanıklar suçlamaları kabul etmemiştir.

3. Adli Tıp Kurumunun 22.06.2016 tarihli uzmanlık raporunda suça konu belgedeki ... okunur yazısının ve altında yer alan imzanın üzerinden mükerrer gitmeler olması nedeniyle tanı unsurları kayba uğradığından ... ya da ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir.

4. Mahkemesince suça konu belge incelenmemiştir.

5. Sanık ... Soylu hakkında kasten yaralama suçu yönünden mahkumiyete yeterli şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan suça konu belgenin sanık ... tarafından düzenlenip kullanıldığı kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 05.06.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Katılan/Sanık Basri Soylu Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

1. Sanığın suça konu özel belgeyi sahte olarak düzenleyip dosyaya sunarak kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmediği, belgeyi kendisinin yazdığını ancak sanık ... tarafından imzaladığını savunduğu, daha önceden aynı şekilde eşi Hafize'den çocuk teslimi sırasında almış olduğu benzer belgeleri delil olarak ibraz etmiş olduğu ve Adli Tıp Kurumundan alınan uzmanlık raporunda suça konu belgede ... adına atılı imzanın ...'ya ait olup olmadığına dair kanaat bildirilemediği anlaşılmakla suça konu belgenin sahte olup olmadığı tespit edilmeden ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Kabule göre de;

a. Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken uygulama maddelerinin yanlış yazılması,

b. Suça konu belge sanık müdafii tarafından dosyaya 24.03.2014 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunulduğundan, suç tarihinin 24.03.2014 olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında özel belgede sahtecilik suçuna ilişkin suç tarihinin gösterilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur

A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2015/22 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Katılan/Sanık Basri Soylu Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2015/22 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.