Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Alışveriş Merkezi Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinin altın kobi paket sigorta poliçesi ile sigortalandığını ve sigortalı işyerinde 01.10.2018 tarihinde elektrik kesintisine ve elektrik kabloları üzerinde oluşan kısa devreye bağlı olarak vuku bulan yangın olayında maddi hasar oluştuğunu, hasarın ekpertiz raporuna göre 159.101,14 TL'ye tekabül ettiğini ve sigortalıya 13.12.2018 tarihinde bu miktar kadar ödeme yapıldığını, sigortalıya yapılan ödemenin tehlike sorumluluğu ilkesi uyarınca davalıdan talep edildiğini ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek 159.101,14 TL'nin ödeme tarihi olan 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ve ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını, ekspertiz raporundaki tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, yangının vuku bulmasında davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, yangının davalı ... şirketinin kontrol, onay ve kabulünden geçemeyen ve ruhsatı olmayan jeneratörden kaynaklandığını, davalının tesislerinden kaynaklı bir zarar oluşmadığını, bu hususların yapılacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rizikonun, yani somut olayda sigortalı işyerinde gerçekleşen yangın olayının, işyerinin kendi elektrik donanımından, jeneratör ve transfer panosundan kaynaklandığı, davalı şirketin faaliyetleri ile zarar arasında illiyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin objektif özen yükümlülüğünün bulunduğunu, gerçekleşen zarar ile tehlikeli nesne arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu, elektrik kesintilerinin yangın ile aynı anda olmasının rastlantı olmadığını, davalı kurumun tekelinde olan hizmeti eksiksiz sağlaması gerektiğini, jeneratörün çalışmasına neden olan olayın elektriğin sürekli kesilmesi olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, mahkemece mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği, davacı ... şirketinin meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu ispatlayamadığı, zararın davacının halefi olduğu şirketin kullandığı jeneratörden kaynaklanan yangından doğduğu, davacının ödediği miktarı rücuen talep etmesi karşısında, mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/4 üncü maddesi "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemce davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Tarifenin 13/4 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5 nolu bendindeki "19.064" ibaresi çıkarılarak yerine "4.080,00 TL." ibaresinin yazılmasına kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.