SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararının, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310 uncu maddesi gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, sanık ...'ın yüzüne karşı verilen hükümde, sanığın ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunması sebebiyle, cezaevi kanalıyla da temyiz dilekçesi verilebileceğinin kanun yolu açıklamasında bildirilmemesi ve ayrıca temyiz süresinin ''tefhim'' yerine ''tefhim ve tebliğ'' tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında sanıkta yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve bu nedenle sanığa usulüne uygun olarak gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kararın usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve verilmesi halinde temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.