Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,16.04.2019 tarihli ve 2018/709 Esas, 2019/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35,52 ve 50 inci maddeleri uyarınca 5400,00 TL ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, gerekçesizdir.
1. 15.05.2012 tarihinde şikayetçi ...'ı cep telefonundan arayan kişilerin kendilerini kolluk görevlileri olarak tanıtıp, şikayetçinin terör örgütüne karıştığını söyleyip korkutarak verilen hesaba para yatırması gerektiğine inandırıp sanık tarafından temin edilen hesaba sanık yararına 3.000,00 TL yatırmasını sağladığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. 3.000,00 TL paraya banka tarafından bloke konulduğu için ödeme yapılmamıştır.
6. Uzlaştırma işlemleri başarısız olmuştur.
7. Mahkeme eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile sanığın dolandırıcılık suçuna teşebbüs hükümlerine göre cezalandırılmasına karar vermiştir.
1. Mağdur tarafından paranın bildirilen hesaba yatırılması ile suçun tamamlanmış olacağı, hesaba bloke konulması nedeniyle ödeme yapılmamasının suçun tamamlanmış olmasına etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, tamamlanmış suç gereği hüküm kurulması gerekirken teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin,16.04.2019 tarihli ve 2018/709 Esas, 2019/374 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.