Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı; Kdz.Ereğli ilçesi ... Köyünde kain 230 parsel ile 619 parsel sayılı taşınmazların önceki mevzuata göre havzai fahmiye (taş kömürü havzası) sınırları içinde kaldığından senetsizden kazandırıcı zaman aşımı ile adına tespit yapılmayarak tapulama haricinde bırakıldığını, 1986 yılında çıkan 3303 sayılı Kanun ile senetsizden zilyetlikle tescile imkan tanındığını, bu taşınmazların babası ... ... ve ... oğlu 1926 d.lu ... ...'in nizasız ve fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu taşınmazlar olduğunu, adı geçen bu taşınmazlarını 2000'li yıllarda kendisine hibe ettiğini ve 04.09.2005 tarihinde öldüğünü, diğer mirasçı kardeşlerinin de kendi adına verilmesine muvafakat ettiğini beyanla, bu taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahil Orman Genel Müdürlüğüne izafeten Kdz.Ereğli Orman İşletme Müdürlüğü vekili; bilirkişi raporunda her ne kadar 230 parselin orman olduğu, 619 parselin orman olmadığı belirtilmişse de taşınmazın eğiminin %20 olduğunu, eğim itibariyle toprak muhafaza karakteri taşıdığını, dava konusu taşınmazların tapulama haricinde bırakıldığını, 230 parselin eğiminin %30 olduğunu, 2 tarafının da ormanla çevrili olduğunu, eğim itibariyle toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olması, zilyetlik ve tapu kaydı ile kazanılacak yerlerden olmaması sebepleri ile orman vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yılı aşkın bir süre bulunduğunu, tescil davasının temeli olan koşulun gerçekleşmediğini, kadastro kesinleştirme tutanaklarından anlaşılacağı üzere öncelikle davanın bu nedenle reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, taşınmazların niteliği itibariyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik ve diğer her türlü nedenler ile mülkiyet kazanılmasına olanak bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili, dava konusu taşınmazın niteliği gereği özel mülkiyete konu olamayacak taşınmaz olduğunu, zamanaşımı, zilyetlik ve diğer her türlü kayıt iddialarıyla mülkiyetin kazanılma olanağının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın imarlı alanda kaldığını, ancak belediyenin hiçbir fiili el atmasının söz konusu olmadığını, ayrıca dava açmaya sebebiyet verilmediğini, bu nedenle öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise dava açmaya sebep verilmediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 24.11.2015 tarih ve 2011/284 E., 2015/219 K. sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Zonguldak ili Kdz.Ereğli ilçesi ... Mahallesi 619 parselde kayıtlı taşınmaz ile fen bilirkişi ...'un 10.06.2015 tarihli krokisinde belirttiği Zonguldak ili Kdz.Ereğli ilçesi ... Mahallesi 230 parselde (B) harfi ile gösterilen kırmızı renkli 2.151,55 metrekarelik alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, iş bu taşınmazların altındaki madenlerin 3303 sayılı Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerine göre Hazineye ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesine, 230 parselde kayıtlı (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davacının davasının reddine; asli müdahil yönünden fen bilirkişisi ...'un 10.06.2015 tarihli krokisinde belirttiği Zonguldak ili Kdz.Ereğli ilçesi ... Mahallesi 230 parselde kayıtlı (A) harfi ile gösterilen yeşil renkli 3.835,50 metrekarelik kısmın ... adına orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili, asli müdahil vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/3012 E., 2019/6853 K. sayılı ilamıyla; ".... mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, büro orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, çekişmeli taşınmazın tahdit içinde ve dışında kalan bölümleri açıkça ve anlaşılır şekilde bu haritada işaretlenmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, Zonguldak ili Ereğli ilçesi ... Mahallesi 619 parsel sayılı taşınmaz ile Zonguldak ili Ereğli ilçesi ... Mahallesi 230/A parsel sayılı taşınmazların tapuda son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.