Katılan sanık ve sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1.Katılan sanık ... hakkında katılana karşı cinsel saldırı ve hakaret suçlarından, sanık ... hakkında ise sanığa karşı tehdit suçundan açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/77 Esas, 2015/372 Karar sayılı kararı ile atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2019 tarihli ve 14-2015/267732 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
A.Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; sanık ...'in tehdit suçunu işlediğine, tanık anlatımlarının olayı doğruladığına ve sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Özetle; katılan sanık ...'in atılı suçları işlediğine, olayın sübut bulduğuna ve atılı suçlardan verilen beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
A.Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Katılan Sanık ...'e isnad edilen eylemin zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve hakaret suçlarını oluşturup belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.09.2014 tarihli katılan sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2.Aynı sebeple Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık ...'e isnad edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 106/1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.05.2014 tarihli sanık ...'in sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2.Aynı sebeple Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/77 Esas, 2015/372 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanık Murat ile sanık ... haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.