SUÇLAR: Dolandırıcılık, hırsızlık,başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2014/136 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3.Başkasına ait kimlik veya bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci madde delaletiyle 267 nci maddenin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği;verilen karardan dolayı mağdur olduğuna ilişkindir.
1.Katılan ...'ın işsiz olması sebebiyle halasının oğlu aracılığı ile sanık ile irtibata geçtiği, kendisini havalimanında çalışan ... olarak tanıtıp katılana Atatürk Havalimanı personel müdürünün özel şoföre ihtiyacı olduğunu söylediği, bunun üzerine işe başladığında tarafına ödeneceği vaadi ile başvuru parası adı altında 100,00 TL ile sağlık raporu için 500,00 TL para istediği, 29.09.2013 tarihinde sanığın Garanti Bankasındaki kart hesabına 100,00 TL parayı yatırdığı, ertesi gün heyet raporu almak için buluştuklarında 500,00 TL parayı sanığa verdiği, kimlik fotokopisini çektirmek için üst kata gönderirken iş yerini arama bahanesi ile İphone 4S marka cep telefonunu sanığa verdiği, geri döndüğünde sanığın yerinde olmadığını gördüğü, yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanığın aslı ele geçmeyen katılan ...'a ait, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesi fotokopisi ile suça konu cep telefonunu dava dışı ... adlı şahsa satarken kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın dolandırıcılık, hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; suçlamaları kabul ettiğini, atılı suçları işlediğini ikrar ettiğini beyan etmiştir.
3. Katılanların, iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulundukları tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
A.Dolandırıcılık ve Hırsızlık suçları yönünden yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık ve hırsızlık suçları nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda; katılan ...'in şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanığın katılan ... adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini kullanarak suça konu cep telefonunu dava dışı ... adlı şahsa satarken kullandığı, soruşturma dosyasındaki tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlenip tüm soruşturma işlemlerinin buna göre yapıldığı, sürücü belgesi aslı ele geçirilemediğinden resmi belgede sahtecilik suçunun da oluşmadığının anlaşılması karşısında; atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş,
2. Kabule göre de;Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda; hükümden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde hukuki zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2014/136 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden dolandırıcılık ve hırsızlık suçları yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.