Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, 6236 sayılı Kanun'a muhalefet; sanık ... hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından; sanık ... hakkında mala zarar verme, kasten yaralama suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli 2014/304 Esas, 2014/457 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın katılanı bayıltıp ayıldıktan sonra ilişkiye gireceği sırada boşalması nedeniyle eylemin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçu kapsamında kaldığından bahisle verilen görevsizlik kararı sonrası Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli 2014/337 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun'un 15/1,5237 sayılı Kanun'un 52/2, 50/1-a, maddeleri uyarınca doğrudan verilen 500 TL adli para cezası ve hapis cezasından çevrilen 3.600 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 62,50/1-a, 52/2,4 maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilen 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1,62,50/1-a, 52/2,4 maddeleri uyarında hapis cezasından çevrilen 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın meşru müdafa kapsamında savunma amaçlı bıçağı eline aldığına, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığına hükmün bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık ...'in Temyiz İsteği
Sübuta, eksik inceleme sonucu hakkında beraat kararı verilmesi ve lehine olan maddelerin uygulanması gerektiğine, hükümlerin bozulması, beraat talebine ve sair husulara ilişkindir.
C. Katılanın Temyiz İsteği
Sanık ... hakkında verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna, sanığın en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine, savunma tanıklarının yalancı tanıklık yaptıklarına verilen beraat kararlarının bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebüs, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılanın aşamalardaki beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin
usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılanın temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık hakkında yargılama konusu şantaj eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.01.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir, açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet, Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık ...'ın yargılama konusu eylemli için, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi; sanık ...'in yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 86/2,3-e, 151/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.02.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, açıklanan nedenlerle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebüs, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Şantaj, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet, Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii, katılan, sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesi verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.