HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2013/216 Esas, 2014/209 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2013/216 Esas, 2014/209 Karar Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.11.2017 tarihli ve 2017/24140 Esas, 2017/24646 Karar sayılı kararı ile, ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine,Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2017 tarihli ve 2017/995 Esas, 2017/788 Karar sayılı kararı ile Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Görevsizlik kararı üzerine, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/146 Esas, 2019/246 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1.Sanık ...'in temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz ettiğine ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz ettiğine ilişkindir.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat göndermesi, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi durumunda bu kez muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile anılan maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliği gerektiği nazara alındığında; dosyadaki uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, uzlaştırmacı tarafından şikayetçiye yönelik yapılan tebligatın iadesinden sonra MERNİS adresine Tebligat Kanunun 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun tebligat çıkarılmadığı, sanık ...'e yapılan tebligatın da usulüne uygun olmadığı, mahkemece tarafların uzlaşamadığı şeklinde usulsüz tebliğ işlemine dayalı uzlaştırma raporuna istinaden karar verildiği ve sanık ...'ın bozma sonrası şikayetçinin zararlarını karşılamaya yönelik beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, sanıklara ve şikayetçiye usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanıklar hakkında verilen hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/146 Esas, 2019/246 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.