Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/165 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdurenin 02.04.2014 tarihinden 3,5 - 4 ay kadar önce sanık ... ile tanışıp arkadaş oldukları, zamanla arkadaşlıklarının duygusal ve özel bir ilişkiye dönüştüğü, 20.02.2014 tarihinde katılan mağdure ile sanığın buluşup sanığın arkadaşı Çağatay Kadir'in evine gittikleri, ... Kadir'in katılan mağdure ve sanığı evinde başbaşa bırakarak evden ayrıldığı ve aynı gün saat 14: 30 sıralarında katılan mağdurenin kendi rızasına dayalı olarak ve sanığın erkeklik organını katılan mağdurenin vajinasının içerisine sokması suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri, bilahare kısa aralıklarla aynı evde üç kez daha buluşarak katılan mağdurenin rızasıyla vajinal yoldan gerçekleşen cinsel ilişki yaşadıkları; en son 31.03.2014 tarihinde ailesinin evde bulunmadığı bir sırada katılan mağdurenin, sanık ile rıza dahilinde vajinal yoldan gerçekleşen cinsel ilişkide bulunduğu, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle suçların sübuta ermediğine ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle Mahkemece sanık hakkında atılı suçlardan hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/165 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.