SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince incelemesi yapılarak itirazın reddi üzerine kesinleştiği belirlendiğinden temyizin kapsamı dışında tutulmuştur.
Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı teşdiden 2 yıl 6 ay hapis ve 8.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanıkların temyiz istekleri özetle; yüklenen suçları işlemediklerine ilişkindir.
Sanıklar hakkında, tümden sahte olarak üretilen yasal unsurları ve aldatma niteliğini haiz 30.08.2014 keşide tarihli suça konu çeki, yaptıkları alışveriş karşılığında katılana vermek suretiyle banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.
1. İddia, savunma, yeminle dinlenen tanık anlatımı, kriminal raporlar, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçların sübutunu kabul eden Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/190 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.