Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararı ile mağdure ile suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden önce 2013 yılı Kasım-Aralık aylarında tanıştıkları, aralarında duygusal bir yakınlaşmanın olduğu, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi Buruk Mezarlığı yakınında bir eve götürüp burada ilişkiye girmek istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine bağırdığı ve mağdure üzerinde baskı kurduğu, suça sürüklenen çocuğun istememesine rağmen mağdurenin kıyafetlerini çıkardığı ve mağdureyi sadece iç çamaşırıyla bıraktığı, suça sürüklenen çocuğun, mağdure ile cinsel ilişkiye girmeden; öpüşme, cinsel organına dokunma, cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürtme gibi davranışlarda bulunduğu, daha sonra mağdureyi banyoya götürüp burada tamamen soyduğu ve görüntülerini kaydettiği, bu olaydan sonra mağdurenin suça sürüklenen çocuk ile bir daha görüşmek istemediği; ancak suça sürüklenen çocuğun elindeki görüntüleri yakınlarına göndereceğinden bahisle mağdureyi tekrar buluşmaya ikna ettiği ve bu buluşmalarda mağdureye cinsel davranışlarda bulunmaya devam ettiği, suça sürüklenen çocuğun ısrarlı eylemleri sonucunda mağdurenin bir daha buluşmaya gitmemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun elindeki görüntüleri mağdurenin babası Canan'a gönderdiği, şeklinde kabul edilen olayda; suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet hükmü kurulan özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme suçunun sübuta ermediğine ilişkindir.

B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sübuta erdiğine ilişkindir.

A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde on yedi yaşındaki mağdureye ait cinsel içerikli görüntülerini kaydetmesi eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, suça sürüklenen çocuğun ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı tutularak 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326/son maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.05.2024 tarihinde karar verildi.