Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-c.1,35/1. maddeleri, tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 106/1-c.1. maddesi, hakaret suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 125/1.maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/172 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102/1-c.2,62,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-c.1,62,53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125/1,62,53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın Temyiz İsteği
Katılanın kendisinin baldızı olduğuna, gece vaktinde birisi tarafından eve bırakılması nedeniyle onu elinden tutup itekleyerek küfür ettiğine, bir anlık öfkeyle bunu yaptığına, verilen cezaların kendisini mağdur ettiği gözetilerek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

A. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanığın katılanın kız kardeşinin eşi olması nedeniyle aralarında ikinci dereceden kayın hısımlığı ilişkisi bulunduğu gözetilerek sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan tayin edilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 102/3-c maddesi uyarınca artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sonuç cezanın eksik tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği (Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik eleştiri dışında) anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu işledikten sonra katılana hitaben sarfettiği "Senin oğlunu da kardeşlerini de öldüreceğim, seni de bacılarını da sinkaf edeceğim, benim istediğimi yapmazsan oğlunun kafasına sıkarım." şeklindeki tehdit içerikli sözlerin içerisinde yer alan "...seni de bacılarını da sinkaf edeceğim..." biçimindeki ifadenin, katılanın onur, şeref ve saygınlığına saldırı kastı taşımayıp katılana veya yakınlarına yönelik gelecekte bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etme mahiyetinde olduğu, bu nedenle eylemin bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilerek hakaret suçundan açılan davayla ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ayrıca bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 24.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/172 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hükme
yönelik eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/172 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.