HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/397 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine ayrı ayrı karar verilmiştir.

1. Sanık ... sadece süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliğ edilmiş, gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir.

2. Katılan vekili özetle; verdiği süre tutum dilekçesinde, sadece şikayetçi oldukları sanık ...’e verilen ceza yönünden temyiz ettiğini belirtmiş, gerekçeli karar tebliğ edilmiş, ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir.

3. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; sanığın cezalandırılmasına yeter hiçbir somut, inandırıcı delil bulunmadığı, çekte yazısı, cirosu ya da imzası bulunmadığının raporla tespitlendiği, sanık ...’nin çeki cirolayarak ... Şti.ne verdiğini kabul ettiği ancak ısrarla kendi suçunu bir de sanık ...’e atmak istediği, sanık ...’nin beyanı dışında sanık ... aleyhine delil bulunmadığı, katılan şirketin de kendi çalışanı sanık ...’den değil sanık ...’den şikayetçi olmasının manidar olduğu, ayrıca sanık ...’in de ticareti sürekli sanık ... ile yaptıklarını ve çeki ...'den aldıklarını beyan ettiği gerekçeleri ile ve re’sen gözeetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

1. İddianamede özetle; katılanın, kendi çalışanlarından sanık ... ile ... Çay Firmasında çalışan sanık ...'in iş birliği yaparak malları katılanın deposuna girdi çıktı gösterip başka yerlere pazarlayarak aldıkları çeklerin arkasına katılan firmaya ait kaşeyi basıp kendileri doldurarak işlem yaptıkları, dava konusu 26.150,00 TL'lik çeki de aynı şekilde yapıp, diğer temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in şirketi olan ... adlı şirkete verip yapılan icra takibi sonucu sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun işlendiği yönündeki şikayeti üzerine soruşturmada; katılan yetkilisi Serdar'ın, sanık ...'nin çek cirolamaya yetkisi olmadığını belirttiği, senette ... Şirketi adına yapılan cironun sanık ...'e ait olduğu, ...'in çeki ...'den aldığını söylediği, İcra Hukuk Mahkemesince takibin durmasına karar verildiği, birbirlerini suçlayarak suçtan kurtulmaya çalışan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in, fikir ve eylem birliği içinde iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istenmiştir.

2. Sanık ... özetle; katılan adına çek imzalamaya yetkisi olmadığını ama şirket sahibinin şifai talimatı ve beyanı ile onun adına çek ciro edebildiğini, iddianamedeki çeki kendisinin ciro ettiğini, sanık ...'e kendisinden ... Çay adına çay aldıkları için ticari alışveriş karşılığında ciroladığını, sonrasında sanık ...'e çeki iptal etmesini söylediğini, sanık ...'in de kendisine çekteki cirosunu iptal ettiğini söylediğini, ama sonradan sanık ...'in ... Şirketine bu çeki vererek kullandığını öğrendiklerini savunarak suçlamaları reddetmiştir.

3. Sanık ... özetle; çeke dair herhangi bir bilgisi olmadığını, çeki ... firmasına kendisinin vermediğini, katılan firmadan bu çeki kendisinin almadığını, bu çeki sanık ...'ye kendisinin vermediğini, ...'den çek almadığını savunarak tüm suçlamaları reddetmiştir.

4. Temyiz dışı sanık ... özetle; katılan şirketle ticari ilişkileri kapsamında sanık ...'in bu çeki sanık ...'den alarak kendilerine verdiğini, kendi şirketi kaşesi üzerindeki ciro imzasının kendisine ait olduğunu savunarak suçlamayı reddetmiştir.

5. Temyiz dışı sanık ... özetle; olayla bir ilgisi olmadığını savunarak suçlamayı reddetmiştir.

6. Dosyadaki bilirkişi raporlarında özetle; çekin ön ve arkasındaki el yazıları, rakamlar, keşide ve ciranta imzaları sanık ...'in eli ürünü olmadığı, üçüncü ciranta imzasının sanık ...’e ait olduğu, diğer tüm yazı ve imzalar ile incelenen kişiler arasında ilgi ve irtibata rastlanmadığı belirtilmiştir.

7. Mahkemece, sanıklar ... ve ... hakkında her iki suç bakımından ayrı ayrı beraat, sanıklar ... ve ... hakkında temyiz kapsamı dışında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraat, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

1. Sanıklar hakkında ayrı ayrı hükmedilerek ertelenen 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da göz önüne alınarak uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'nin, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/397 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararında, sanık ..., sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'nin, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.