İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2018/1389 Esas, 2019/321 Karar sayılı kararı ile
1.Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.-
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2019/957 Esas, 2021/917 Karar sayılı kararı ile
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Özetle;
1.Sanık hakkında aynı suç nedeniyle daha önce KYOK kararı verildiğine,
2.Sanıkla ilgisi olmayan hususlar ve kişilerin iddianamede gösterildiğine,
3.Sanığın 2010 KPSS sorularını sınav öncesinde aldığına dair delil bulunmadığına,
4.Tanıkların usule uygun dinlenilmediğine, soru sorma haklarının engellendiğine ve
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1-Suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, tamamı talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmiş olan tanıklar Ümre A. ve Hatice E.'nin beyanlarının belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında, doğrudan aleni duruşmada sanık ... müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenilmeleri, sanık ... müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesinden sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Temyiz aşamasında dosyaya gönderilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2022 tarih 2020/190706 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve 2011 yılı KPSS'ye ilişkin olağandışılık analizlerinin yer aldığı eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ... müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi;
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a)14.02.2018 olan suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında "26.11.2018" olarak, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında “10.07.2010 ” olarak gösterilmesi;
b)İlk Derece Mahkemesi kararında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan Kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi nedenleriyle sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2019/957 Esas, 2021/917 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.