İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/331 Esas, 2018/530 sayılı Kararı ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/357 Esas, 2021/1242 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararı 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın değişen suç vasfı itibarıyla sübut bulan silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinden cihetle, hakkında kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinden olmak üzere düzelterek onanması,
2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit görülmekle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görüldüğü ve mahkûmiyete dair karar kaldırılarak, sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sanığın gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi neticesinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Temyiz aşamasında dosya arasına girdiği anlaşılan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosunun 07.06.2023 tarihli yazısı ekinde sunulan, sanık hakkında tanzim edilen güncel ByLock tespit tutanağının değerlendirilmesi ile sanıkla ByLock uygulaması üzerinden iletişim kurduğu anlaşılan şahısların açık kimlik bilgileri tespit edilerek adı geçen kişiler haklarında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, var ise aşama beyanlarının dosyaya temini ile tanık olarak dinlenmeleri, ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığı belirlenerek, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından ve tüm bu delillerin değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/357 Esas, 2021/1242 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2024 tarihinde karar verildi.