Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; davalının, davacının maliki olduğu ... plakalı aracı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, müvekkiline ait aracın 05.07.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve hasarın KDV dahil 70.857,15 TL olarak belirlendiğini, hasar bedelinin ödenmesi için davalıya yazılı başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek; fazla ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL tazminat tutarının temerrüt tarihinden karar tarihine kadar işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının maliki olduğu ... plakalı aracı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortaladığını, dava konusu zararın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A. 5. Teminat Dışında Kalan Zararlar başlığında düzenlenen 5. 6. madde gereğince sigorta teminatı kapsamında olmayan bir nedenle meydana geldiğini, müvekkilinin poliçe limiti miktarında sorumlu olduğunu ve sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyan ederek; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 46.677,17 TL'nin 29.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 6.838,03 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karar altına alınan miktara uygulanması gereken faizin türünün yasal faiz olması gerektiğini, dava konusu zararın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar başlığında düzenlenen 5. 6. madde gereğince sigorta teminatı kapsamında olmayan bir nedenle meydana geldiğini, davacı tarafça sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun olarak yerine getirilmediğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek itiraz başvurusunda bulunmuştur.

İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, zararın teminat dışında kalan hallerin birinden kaynaklanarak meydana gelmediği, karar altına alınan tazminatın poliçe limitini aşmadığı anlaşıldığından davalının buna yönelik itirazlarının reddine, hükmedilmesi gereken faiz türünün taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faiz olması gerektiği ve davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğine yönelik itirazların ise kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; dava konusu zararın Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar başlığında düzenlenen 5. 6. madde gereğince sigorta teminatı kapsamında olmayan bir nedenle meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kazaya karışan taraf olarak yer verilen Abdalla Kazmooz adlı kişinin kaza yapmadığını, ismi altındaki imzanın bu kişiye ait olmadığını, kaza tespit tutanağının haksız kazanç elde etmek için tanzim edildiğini, davacı tarafça aracın, müvekkili şirkete hasar tespiti için incelettirilmediğini ve bu nedenle TTK'nın 1447 ve 1449. maddeleri uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun olarak yerine getirilmediğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar görmesi nedeniyle, davacının araç hasar tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

1.Davacı ile davalı arasında 16.06.2021-16.06.2022 vade tarihli genişletilmiş kasko poliçesi imzalanmıştır. Davaya konu edilen trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı, kazaya karıştığı iddia olunan taraflar arasında düzenlenmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 02.08.2021 tarihli oto müşterek kati ekspertiz raporunun eksper notu başlıklı kısmında: tarafların haksız kazanç elde etmek için kazayı kurguladığı anlaşılmıştır ifadesine yer verildiği ve yine temyiz dilekçesinde yer verilen araştırma tutanağında kaza tespit tutanağında karşı araç sürücüsü olarak yer alan .... ile görüşme sağlandığında ...'un eniştesi ...'e ait iş yerinde bir süre çalıştığını, sokağa çıkma yasağı süresince izin belgesi için kendilerinden kimlik toplandığını, kendisinin sürücü belgesi verdiğini, ...'ın kardeşi olan ...'ın bu işyerinde muhasebeci olduğunu, kimlikleri onun topladığını ve muhtemelen fotokopi çektiklerini, kaza tespit tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını, adına sahte evrak düzenlediklerini, kaza tarihinde başka bir işyerinde çalıştığını ifade ettiği görülmüştür.

Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde kaza tespit tutanağının sahteliği iddia edildiğine göre, öncelikle davalının bu iddiasının çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında olayın hakemlikçe çözümünün mümkün olmadığı, mahkemece çözümünün gerektiği anlaşılmış, bu nedenle dosyadan el çekilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma kapsam ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, bozma kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,07.10.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.

Davaya konu olayın çift taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği, kaza tespit tutanağının taraflarca düzenlendiği, davacıya ait aracın davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta Araştırma Raporuna itibarla el çekme kararı verilmesine yer olmayıp diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur.

Davacıya ait davalı ... nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alınan aracın 05.07.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve zararın davalı ... tarafından karşılanmadığı belirtilerek tazmini için davacı tarafından hakem heyetine iş bu başvuru yapılmıştır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre davacının sigorta ettirdiği aracın zarar görmesi nedeniyle bedelinin tazmini için genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durumda söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasayla aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.