İstinaf başvurularının esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerinin gerekçesiz olduğuna,
4. Suç işlemek amacıyla kullanılan telefonun ve içindeki hattın sanığa ait olmadığına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,
6. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna,
7. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
8. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
9. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
10. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında
uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükme yönelik aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/21 Esas ve 2016/174 Esas sayılı ilamı iken kararda ilamın "Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/154 Esas, 2016/111 Karar sayılı ilamı" olarak gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğu, bu şekilde hukuka aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün;
Hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/154 Esas, 2016/111 Karar sayılı ilamı” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere "Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/21 Esas ve 2016/174 Esas sayılı ilamı" ibarelerinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.