İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, Tokat ili ... ilçesi .../... Köyü ... Mevkii 373 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 766 sayılı Tapulama Kanuna göre yapılarak 25.07.1968 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan alanlarda 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 nci maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılmış, daha sonra tesis kadastrosunda ve Ek 5 nci madde uyarınca yapılan orman kadastrosunda hakkında tutanak tutulmayan yerlerde bu defa 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 nci maddesi uyarınca kadastro çalışması yapılarak 01.01.2016 ilâ 01.02.2016 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılmış, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 nci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli ... Beldesi/... Mahallesi 373 ada 5 parsel sayılı 833,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden davalılar miras bırakanları adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, yıllardır kullanılmayan, imar ihya edilmeyerek zilyetlik şartlarını kaybeden taşınmazların sahipsiz duruma düşmekle adlarına tespitinin gerektiğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, yine taşınmazların imar sınırları içinde kaldığını, bu nedenle imar ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını öne sürerek çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini istemiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 1960'lı yılların sonlarından itibaren davacılar tarafından kullanıldığı, bahçede ki tarımsal faaliyetin meyve ağaçları dikmek ve kendi ihtiyacı için sebze yetiştirmek şeklinde olduğu, bu şekilde taşınmazın bulunduğu alanın imar planının onaylandığı 1992 yılına kadar 20 yıldan fazla bir süre aralıksız ve çekişmesiz olarak davalıların zilyetliğinde bulunduğu, imar planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları incelendiğinde, benzer durumda olan ve özel mülkiyeti konu olan taşınmazlar bulunduğu göz önüne alındığında taşınmazın özel mülkiyete elverişli yerlerden olduğu kabul edilerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 ncü maddesi şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların tapu kaydında davalıdır şerhi bulunması nedeniyle taşınmazların malikleri ve taşınmazların niteliği de Mahkemece tespit edilerek Tokat ili ... ilçesi .../... Mah/Köy, ... Mevkii 373 ada 5 parsel sayılı taşınmazın Bahçe vasfı ile toplam 32 pay kabul edilerek; 16 payın ... mirasçılarının ve 16 payın ... mirasçılarının adlarına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.