Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞ Ü: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın Kıyı Kanunu'na muhalefet ettiğine, kaçak yapının Belediye tarafından ortadan kaldırıldığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Sanığın, kıyı dolgu alanı üzerinde kaçak yapı yaptığından bahisle açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, ...'nın yazı içerikleri ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece, sanığın davaya konu yeri imar planına uygun hale getirdiği kabul olunup sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın davaya konu imalatları kıyı dolgu alanında yapmış olması ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 15 inci maddesinin beşinci fıkrası gözetildiğinde, zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği belirlenmiştir.
Sanık savunması, yapı tatil tutanağı, ...'nın cevabi yazı içerikleri, 06.11.2015 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, düşme hükmüne ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Yerel Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.