Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2016/329 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararı ile sanığın her iki katılana karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 157/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereği ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2019/1169 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan;
a. Katılan ...'e karşı 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 43/1,62/1, 52/2,53/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine,
b. Katılan ...'e karşı 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62/1,52/2 ve 51/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, olayın hukuki ihtilaf niteliği taşıdığına, sanık lehine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve zincirleme suç hükümlerinini uygulanmaması talebine ilişkindir.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesinde yer alan; “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkûm olduğu hapis cezaları ertelenen sanık hakkında herhangi bir denetim süresinin belirlenmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesinin ihlali, hukuka aykırı bulunmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.05.2010 tarihli ve 2010/4-87 Esas, 2010/112 Karar sayılı kararı gereği niteliği itibarıyla sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmediği anlaşılan söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesi gereği her iki hükümde 5237 sayılı TCK'nın 51/1 maddesinin uygulandığı paragraflardan sonra gelmek üzere; katılan ...'a karşı kurulan hüküm yönünden; hükmolunan netice ceza miktarı gözetilerek “Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi gereği 1 yıl 15 gün süreyle denetim süresi belirlenmesine”, katılan ...'ye karşı kurulan hüküm yönünden;
"Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi gereği 1 yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine” şeklindeki paragrafların hükümlere eklenmesi ve takip eden paragrafların bunlara göre teselsül ettirilmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.