İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili ... ilçesi ... 155 ada 1 (eski 15) parsel sayılı taşınmazın 181 ve 182 numaralı OS noktalarını birleştiren tahdit hattına bitişik, haritada yeşil boyalı alanın 25.04.1989 tarihinde kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaza yönelik müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif gözlemleri ve hazırlanan bilirkişi raporuna göre 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) ve 6831 sayılı Orman Kanunlarına (6831 sayılı Kanun) göre dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu, henüz kesinleşmiş tescil hükmü söz konusu olmadığı gerekçeleri ile açılan davanın tapu iptali ve tescili yönünden kabulüne, elatmanın önlenmesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın tamamının 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre orman tahdidinin kesinleşmesinden önce bölgede yapılan arazi kadastrosunda orman niteliğinde olan taşınmazın, davalının bayii adına tespit edildiği, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağını sağlayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkraları yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yolla ormandan yer kazanılamayacağı, dava konusu taşınmazın dava tarihine kadar tapu kaydına dayalı olarak kullanıldığı gerekçeleri ile çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman olarak tesciline ve müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
orman iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil ile müdahalenin önlenmesi talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.