İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Çorum ili ... ilçesi ... köyü, 179 ada 58 ve 60 parsel sayılı taşınmazların, nizasız ve fasılasız zilyetlik şartlarını taşıyan müvekkili ... adına tespiti yapılması gerekirken kadastro tespiti sırasında Hazine adına yazılmış olduğunu, söz konusu taşınmazların müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, tespite itiraz ettiklerini belirterek, dava konusu taşınmazların müvekkili ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazlardan 179 ada 60 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 179 ada 58 parsel sayılı taşınmazın (A) bölümünün tarla vasfında kullanıldığı ve evveli itibariyle orman olmadığı, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, 179 ada 58 parsel sayılı taşınmazın (B) bölümünün ise orman vasfında olduğu, buna göre 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 179 ada 58 parsel sayılı taşınmazın 23.11.2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2398.61 m2 lik kısmın davalı adına olan kadastro tespitinin iptali ile son parsel numarasını izleyen numara verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 179 ada 58 parsel sayılı taşınmazın 23.11.2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1790.50 m2 lik kısmına ilişkin davanın reddine, Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 179 ada 60 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 179 ada 58 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün olmadığı, Kadastro Kanunu'nun 31/3 maddesi uyarınca maktu olarak takdir edilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı, çekişmeli 179 ada 60 parsel sayılı taşınmaz ile 179 ada 58 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, fotogrametri bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda 1952,1955,1968,1975,1990,2005 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu 1955 yılından tespit tarihine kadar taşınmazların ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldıklarının tespit edildiği, ziraat bilirkişi raporu, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.

Davacı vekili, bilirkişilerce 179 ada 58 parsel sayılı taşınmaz yönünden (B) harfi ile gösterilen kısım üzerinde orman parseli devamı niteliğinde ağaçlar bulunduğunun belirtildiği, ancak bu ağaçların taşınmaz yakınındaki orman parselinde bulunan ağaçlardan farklı görünüm ve sıklıkta olduğu, cins tespitine ilişkin açıklama yapılmadığı, aktüel olarak orman toprağı barındırmadığı belirtilen alanın daha sonra orman toprağı özelliği gösterdiğine ilişkin tespitin ne şekilde yapıldığının anlaşılamadığı, farazi bir değerlendirme ile 58 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman olduğunun kabul edildiği, raporun denetime elverişli olmadığı, keşif yapılan kadastro tespitine itiraz davalarında keşifte belirlenen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazların Hazine adına tespit gördüğünü, açılan davanın haksız olup reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.