İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İzmir Kadastro Mahkemesinin davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline, Orman İdaresinin davasının görev yönünden reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 5831 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanuna (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-4 üncü maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında, İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 285 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile "Bu parsel 1990 yılından beri ... oğlu ... kullanımındadır" belirtmesi ile Hazine adına tespit edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın, dedeleri ... tarafından imar ve ihya edildiği ve en az altmış yıldır mirasbırakanları ... ve sonrasında davacılar tarafından kullanıldığı ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın kullanıcısının müvekkilleri olduğuna karar verilmesini istemiş, asli müdahil Orman İdaresi vekili, çekişmeli taşınmazın eylemli orman olduğu, eğiminin %26 olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığını ileri sürerek orman olarak Hazine adına tescilini istemiş, davalı Hazine davanın reddini savunmuştur.

Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın önceden orman sınırları içinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması ile 2/B arazisi olarak orman sınırlarının dışına çıkarıldığı, tespit tarihi olan 2018 yılına kadar tarımsal amaçlı olarak kullanılmadığı ve keşif tarihi itibariyle fıstık çamı ile ağaçlandırıldığı, 10 yaşlarındaki fıstık çamları ve maki elemanlarıyla kaplı olduğu ve eylemli orman durumunda olduğu, tespit tarihinde ve öncesinde davacıların taşınmazda fiili kullanımlarının bulunmadığı anlaşılmakla davacılar ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermek gerekmiştir. Asli müdahil ...'nün talebi davalı taşınmazın tesciline yönelik olup kullanım kadastrosundan kaynaklı olmadığı ve bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı, mülkiyet uyuşmazlıklarına yönelik davalarda Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasının görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, "çekişmeli taşınmazın üzerinde makiler, çalılar ve ağaçlandırma ile oluşan fıstık çamları bulunduğu, eğiminin %26 olduğu ve çekişmeli taşınmazın, eylemli orman olduğunun belirlendiği, bütün bu açıklamalar sonucunda, Orman İdaresinin Hazine'ye ait mülkiyete ilişkin olmayan ve sadece çekişmeli taşınmazın cinsine yönelik olan davada; alınan bilirkişi raporu sonucunda çekişmeli taşınmazın eylemli orman olduğu anlaşıldığından, mahkemece asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağında yer alan 2/B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin ve kullanıcı belirtmesinin iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş olup, anılan hususta yeniden yargılama yapılmasına da gerek olmadığından, asli müdahilin istinaf başvurusunun kabulü ile davasının kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde: mahkemece yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporundan; ekişmeli taşınmazın üzerinde, makiler, çalılar ve ağaçlandırma ile oluşan fıstık çamları bulunduğu, eğiminin %26 olduğu ve çekişmeli taşınmazın, eylemli orman olduğunun belirlendiği anlaşıldığından, istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı" gerekçesiyle asli müdahil Orman İdaresinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine; davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın esastan reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 285 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "Bu taşınmaz 6831 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmıştır" şerhinin ve "Bu parsel 1990 yılından beri ... oğlu ... kullanımındadır" kullanıcı belirtmesinin iptaline ve şerh ve belirtmesiz bir şekilde eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.