İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların kabulü
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekili ile davalı ...'ın istinaf başvurularının esastan reddine, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Artvin ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda, 287 ada 7 parsel davalı ... adına; 287 ada 8 parsel davalı ... adına; 287 ada 9 parsel davalı ... adına senetsizden zilyetliğe istinaden fındık bahçesi vasfıyla tespit ve 17.01.2012 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; Artvin ili ... ilçesi ... Köyü 287 ada 7 parsel taşınmazın 2.593,38 m2 lik kısmının, 287 ada 8 ve 9 parsel taşınmazların tamamının orman vasfında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tapuya kayıt edildiğini, ancak taşınmazların fiilen orman niteliğinde olduklarını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve davalıların taşınmazlara vaki müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " ... Dava konusu 287 ada 7 parsel taşınmazın 2.593,38 m2lik kısmının ve 287 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tamamının üzerlerinde orman ağaçlarının ve orman örtüsünün bulunduğu, toprak yapısı itibariyle orman vasfında olduğu, orman bütünlüğü kapsamında kaldığı " gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne ve 287 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 2.593,38 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; birleşen davanın kabulüne ve 287 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; birleşen davanın kabulüne ve 287 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ayni hak, şerh ve beyanların kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi tarafından " kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve taşınmazlar üzerinde bulunan ayni hakların kaldırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu " iddiasıyla; davalı ... tarafından, " çekişmeli 287 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 60 - 70 yıl öncesinde tarla olarak ekilip dikildiği, kendisinin görev icabı dışarıda olması nedeniyle taşınmazla ilgilenemediği ve bunun sonucunda taşınmazın çalılık hale geldiği " iddiasıyla ve davalı ... vekili tarafından ise, " davalı kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığı " iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " ... yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ile davalı ... vekilinin tüm, davacı ... İdaresi vekilinin ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin davacı idarenin şerhin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verildiği, orman niteliğindeki taşınmazların tapu kayıtları üzerine üçüncü kişiler lehine kısıtlayıcı şerh konulmasının mümkün olmadığı ... " gerekçesiyle, davalı ... vekili ile davalı ...'ın istinaf başvurularının esastan reddine, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi suretiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 287 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 18.11.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.593,38 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın geriye kalan kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına, taşınmazın beyanlar hanesine davalı ... lehine konulmuş irtifak hakkı şerhinin tapu kaydı iptal edilen kısımla sınırlı olarak kaldırılmasına; birleşen 2019/335 Esas sayılı davanın kabulüne, dava konusu 287 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerine davalı ... lehine konulmuş olan irtifak hakkı şerhinin kaldırılmasına; birleşen 2019/336 Esas sayılı davanın kabulüne, dava konusu 287 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerine davalı ... lehine konulmuş olan irtifak hakkı şerhinin kaldırılmasına, 18.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ve krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından " dava konusu taşınmazların orman vasfında olmayıp davalılara ait tarım arazileri olduğu " iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.