Hükmün Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna,

4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,

5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

6. Sanık hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,

7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinin uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik

bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, kurulan hükme yönelik aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmelerine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde bakiye taksitlerin tamamının tahsil edileceğine ve "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi gözetilerek TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına" denilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/4. fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün;

Hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin bölümünde yer alan " ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi gözetilerek " ibareleri hükümden çıkartılmak
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.10.2024 tarihinde karar verildi.