Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 30.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkili hakkında Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/179 Esas sayılı dosyasınında açılmış olan tazminat davasının müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında açıldığı, müvekkilinin ikametinin Antalya/Manavgat olduğu, söz konusu mükerrer dosyadaki vekillerin azledildiğini, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin müvekkilinin ilgili davaya ilişkin sözlü onayının olup olmadığını araştırmadığı, söz konusu iki davanın birleştirilmesi gerekirken, mükerrer dava sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/373 Esas – 2020/35 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.09.2019 - 20.02.2020 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.02.2020 tarihinde kesinleştiği ve bu suretle tazminat talebinde bulunduğu, UYAP'tan yapılan kontrollerde davacının tutuklu kaldığı aynı ceza yargılamasına ilişkin Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/719 Esas, 2020/228 Karar sayılı dosyasında tazminat davasının açıldığı, bu dosyada davacı hakkında maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, dosyanın halen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinde istinaf sürecinde olduğu tespit edilmekle, davacı hakkında aynı konuda açılan derdest tazminat davası bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.