İstinaf başvurularının esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
A. Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken zincirleme suç kapsamında sanığın üç eyleminin sabit olduğu nazara alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince cezasından 1/4'ten daha fazla oranda artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, kurulan hükme yönelik eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılıklar tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmelerine karar verildikten sonra kararda "para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ve 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca işlem yapılacağının sanığa ihtarına," karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. fıkrası
gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303. Maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün;
Hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin bölümünde yer alan "ve 5274 sayılı Yasanın 106/3 maddesi uyarınca işlem yapılacağının" ibaresinin tümüyle hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere "hususunun" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. Maddesi uyarınca Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2024 tarihinde karar verildi.