Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Karaman ili, Merkez ilçesi, Kozlubucak köyünde 1982 yılında yapılan kadastro sırasında; 616 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile hükmen Hazine adına tespit edildiği, 895 parselin mera niteliği ile tespit edilmesi üzerine yapılan itiraz sonucunda 52.400 metrekare kısmının orman niteliğiyle kalan kısmının mera niteliğiyle hükmen tescil edildiği, 2014 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda ise Hazine adına kayıtlı 616 parsel sayılı taşınmaz 109 ada 3 parsel, 895 parsel sayılı taşınmaz 113 ada 90 parsel numarası altında tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili Karaman Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; Karaman ili Merkez ilçe Kozlubucak köyünde 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ile değişik 3402 sayılı Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmalarında 616 nolu orman parselinin yenileme çalışmasında 109 ada 3 parsel olarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, yine aynı köyde bulunan 113 ada 90 nolu parselin 1994 yılında yapılmış olan orman kadastro çalışmasındaki sınırlarına tam olarak uyulmayıp parselin tamamının yenileme çalışmalarında 113 ada 90 nolu parsel olarak mera vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, yapılan tespit ve yenileme çalışmalarının hatalı olduğunu belirterek Kozlubucak köyü 109 ada 3 nolu (eski 616) parselin tarla vasfı ile Hazine adına yapılan tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline; Kozlubucak köyü 113 ada 90 nolu (eski 895) nolu parselin mera vasfı ile Hazine adına yapılan tespitin kısmen iptaline orman kadastro sınırlarına uyularak sınırların yeniden tespiti ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; kadastro tespit çalışmalarının doğru yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Karaman Kadastro Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosuna itiraz talebi ile tapu iptal ve tescil talebi tefrik edilmiş, tapu iptali ve tescil talebi yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "Karaman İli Merkez Kozlubucak Köyü 113 ada, 90 parsel sayılı taşınmazın 13/10/2021 havale tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi ...'ın raporu ekindeki krokide B harfi ile gösterilen 239.367,98 m2'lik kısmın en eski memleket haritası, hava fotoğrafları ve amanejman haritası üzerinde orman olarak gözüktüğü ve fiili olarak da orman niteliği taşıdığı, bu kısmın eğiminin %30-60 arasında olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, bilim ve fen bakımından orman sayılan yerlerden olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı anlaşıldığından taşınmazın bu kısmı yönüden davanın kabulüne, orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşılan Karaman İli Merkez Kozlubucak Köyü 113 ada 90 parsel sayılı taşınmazın 13/10/2021 havale tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi ...'ın raporu ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 188.668,72 m2'lik kısmın eğiminin %5-10 oranında olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı ve Karaman İli Merkez Kozlubucak Köyü 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise eğiminin %1-2 civarında olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, tarla vasfı taşıdığı anlaşıldığından 113 ada 90 parsel sayılı taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen kısmına ve 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamına yönelik davanın reddine" karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1-Davacı ... İdaresi vekilinin 109 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, taraflar arasında tarafları bağlayıcı bir hüküm bulunmadığı gibi alınan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğuna, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2- Davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin 113 ada 90 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna uygun şekilde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de, dava konusu 113 ada 90 parsel sayılı taşınmazın önceki kaydının eski 895 parsel olduğu, Karaman Orman İşletme Müdürlüğünce mera niteliğiyle yapılan tespite karşı taşınmazın orman olduğu iddiasıyla açtığı dava sonucunda; Karaman Tapulama Mahkemesinin 16.10.1986 tarihli ve 1983/198 Esas, 1986/268 Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla 895 parselin (A) harfi ile gösterilen 52.400 m2'sinin orman olarak tespit harici bırakılmasına, kalan kısmın mera olarak tesciline karar verildiği, tarafları, dava konusu ve hukuki nedeni aynı olduğu anlaşılan söz konusu kararın tarafları bağlayan kesin hüküm teşkil edip etmediği gözetilerek, söz konusu dava dosyası getirtilip hükmün dayanağı olan bilirkişi raporu ve eki krokisinin fen bilirkişisince yöntemince uygulanması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştr.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, Karaman Tapulama Mahkemesinin 16.10.1986 tarihli ve 1983/198 Esas, 1986/268 Karar sayılı tespite itiraz davasına ilişkin dava dosyası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde refakate alınacak fen bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak anılan dava dosyasında verilen hükme dayanak bilirkişi raporu ve krokisinin fen bilirkişisince yöntemince uygulanması suretiyle söz konusu dava dosyasında dava konusu edilen taşınmaz ile eldeki davanın konusu olan taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı belirlenmeli, buna ilişkin olarak düzenlenecek rapor ve kroki dosya arasına konulmalı, aynı taşınmaz olduğunun anlaşılması halinde anlan davanın iş bu dava yönünden kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan sebeplerle;

1-Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının 109 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 109 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ONANMASINA,

2-Davacı ... İdaresi ve davalı Hazinenin 113 ada 90 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 113 ada 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.