Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında, katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerine ilişkin kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; katılan ...'a yönelik eylemine ilişkin kurulan beraat hükmü yönünden ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.05.2019 tarihli ve 2019/3021 Esas, 2019/5380 Karar sayılı bozma ilamına konu Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli ve 2013/392 Esas, 2014/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik eylemlerine ilişkin kurulan mahkûmiyet hükümlerinde sonuç ceza olarak 4 kez 3 yıl hapis ve 26.000,00 TL adli para cezalarının aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapımak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilgili yerine "1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın 4 kez 3 yıl hapis ve 26.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2024 tarihinde karar verildi.